İşsiz kaldı ‘patron’ oldu

İşsiz kaldı ‘patron’ oldu

Adana’da 7 yıl önce işten çıkartılan 48 yaşındaki bir çocuk annesi Necla Yergök, maddi sorunlar nedeniyle depresyona girdi. Örgü örüp, yaptığı özel tasarımları terliklere işleyerek, kendine ‘hobi’ edinen Yergök, bunları arkadaşlarına hediye etti. Talepler ardı ardına gelince Yergök de kendi işini kurmaya karar verdi. KOSGEB’den 30 bin lira hibe desteği alıp, ‘kadın dayanışması’ ile de ‘patron’ olan Yergök, bugün 280 metrekarelik atölyesinde otel ve hastaneler için günlük 7 bin adet tek kullanımlık terlik üretiyor; hedefiyse dünyaya açılmak.. 

SONER KAN (ÖZEL HABER)

ADANA – Adana’da 7 yıl önce işsiz kalan ve depresyona giren 48 yaşındaki bir çocuk annesi Necla Yergök’ün, ‘hobi’ olarak başladığı özel tasarım terlikler, hayatını değiştirdi. Devletin kadınlara yönelik ‘pozitif ayrımcılığı’ ona kendi işini kurma fırsatı sundu. KOSGEB’den 30 bin lira hibe alıp, ‘kadın dayanışması’ ile patron olan Yergök, bugün 280 metrekarelik atölyesinde otel ve hastanelere günlük 7 bin adet tek kullanımlık terlik üretiyor. Sadece geçen yıl 600 bin liralık ciroya ulaşan Necla Yergök’ün hedefiyse, dünyaya açılmak…

‘HOBİ’ OLARAK BAŞLADI

Her şey, 2012 yılı Nisan ayında başladı. Yıllık iznini kullanan Necla Yergök, tatil dönüşünde önce görev yerinin değiştirildiğini öğrendi, ardından da işine son verildi. Yıllarını verdiği işinden ayrılıp, evde oturmak zorunda kalan Yergök, maddi sıkıntılar ve ödenmeyen borçlarla birlikte ağır yaşam şartları onu depresyona soktu. Psikolojisi bozulan Yergök, bunu atlamak için örgü örüp özel tasarımlar yaptı, sonra da bunları terliklere işleyip, kendine ‘hobi’ edindi. 

‘KADIN’ DAYANIŞMASI

Özel olarak tasarladığı terlikleri arkadaşlarına hediye eden Necla Yergök, ardı ardına gelen talepler karşısında; ‘Acaba kendi işimi kurabilir miyim?’ diye kendi kendine sordu ve aldığı yanıt, onu iş hayatına atılmasını sağladı. Devletin kadınlara yönelik ‘pozitif ayrımcılığı’ndan faydalanıp, önce KOSGEB’den 30 bin lira hibe desteği alan Yergök, sonra da mahalledeki 30 kadının da desteğiyle kendisine küçük bir atölye kurup, ‘kadın dayanışması’ ile ‘patron’ oldu.

EL EMEĞİ GÖZ NURU TASARIMLAR

Oğlu ve eşiyle birlikte yaşadığı evlerinin alt katında babasına ait 30 metrekarelik dükkanda üretime başlayan Yergök, ev kadınlarının ördüğü el emeği göz nuru tasarımları terliklere işleyip, bunu tuhafiye ve bijuteri gibi küçük işletmelere internet üzerinden satmaya başladı. Ancak artan maliyetler nedeniyle o da otel ve hastaneler için tek kullanımlık terlik üretmeye karar verdi. Bunun üzerine Yergök, bir adet makine alıp, günlük 50 adet terlik üretti. 

YILLIK 600 BİN LİRA CİRO

Artan taleple birlikte üretim önce günlük 500’e, sonra da bin 500 adede yükseldi. Yergök de işi büyütmeye karar verdi. Bugün 280 metrekarelik atölyesinde 5’i kadın 14 kişilik bir ekiple günlük 7 bin adet terlik üreten Necla Yergök, sadece geçtiğimiz yıl 600 bin lira ciroya ulaştı. Yergök, turizmin başkenti Antalya başta olmak üzere İstanbul, Ankara ve Kayseri gibi 12 ayrı kente ‘aylık 5 ton kumaş ve 7 ton nevadan yaklaşık 210 bin adet ‘kullan-at terlik’ üretiyor. 

HEDEFİM: DÜNYAYA AÇILMAK

Başarı hikayesini anlatan Necla Yergök, “Hayaldi gerçek oldu. Bana 7 yıl önce; ‘Kendi işini kurup, patron olacaksın’ deselerdi inanmazdım. İşsiz kalıp, psikolojim bozuldu. Ticaretten hiç anlamıyordum. ‘Hobi’ olarak başladığım özel tasarım terlikler benim adeta hayatımı değiştirdi. Devletimizin girişimci iş kadınlarına yönelik pozitif ayrımcılığı ile kendi işimi kurdum. Hedefim yurtdışına yani dünyaya açılmak. Zor ama imkansız değil” dedi. 

HAYALLERİNİ İŞLİYORLARDI

Bugünlere kolay gelmediğini anlatan Yergök, “Bana; ‘Sen kadınsın, ne anlarsın ticaretten. Otur evinde çocuğuna bak’ diyenler vardı. Ama yılmadım. Çünkü kendime inanıyordum. Mahalledeki kadınlarla birlikte yola çıktık. Bir ‘kadın dayanışması’ idi bizimki. Ben malzemeleri alıyordum, kadınlar evlerinde onlara hayallerini işleyip, özel tasarımlar yapıyordu. Karşılığında aldıkları parayla mutfak masrafları çıkıyordu” diye konuştu. 

SİPARİŞİ DOLMUŞLA TESLİM ETTİK

Yergök, şöyle devam etti; “Bizim aracımız yoktu. İhtiyaç duyduğumuz malzemeler Adana’da olmadığı için şehir dışından alıp, otobüsle kente getirip, sonra hazırladığımız ürünleri bu kez de dolmuşla teslim ediyorduk. Müşterilerimiz aracımız olmadığını bilmesin diye, bir durak ötede inip, sonrasında yürüyerek o otel ya da hastaneye giderek, ürünleri teslim ediyorduk. Esnaf ve Sanatkarlar Odası’nın yardımıyla kendimize bir araç satın alıp, bu sorunu aştık.” 

KOLUNDAKİ BİLEZİĞİNİ VERDİ

Türkiye’de kadın olmanın, iş hayatına atılmanın çok zor olduğunu dile getiren Yergök, “Beni ayakta tutan ve başarılı olmamı sağlayan ‘kadın dayanışması’ ve devletin kadınlara yönelik ‘pozitif bakış açısı’ oldu. Hiç unutmam. Daha işi yeni kurmuşuz. Sipariş var ama malzeme alacak para yok. Yanımda çalışan kadınlardan biri, ‘Abla, sana ve yaptığın işe inanıyorum’ dedi ve sonra kolundaki altın bileziği çıkartıp bana sermaye olarak verdi” yorumunu yaptı. 

KENDİNE İNANAN KADIN BAŞARIR

Yergök, kendi işini kurmak isteyen kadınlara da şu tavsiyede bulundu; “Yapacakları işe ve kendilerine inanmaları. ‘Ben bunu yapacağım’ deyip, asla pes etmemeliler. Ben bu işe ilk girdiğimde dolmuş parası bile bulmakta zorlandım. Malzeme alacak param dahi yoktu. KOSGEB’den hibe almak yetmiyor, doğru bir planlama ve üretim strateji belirlenmeli. Devlet diyor ki, ‘Sen iş yapacaksan, ben de sana hibe destek veriyorum’ diyor. ‘Al bu parayı iş kur’ demiyor. Bu konuda ne yazık ki, toplumumuzda yanlış bir algı var.”
 

Reklam Alanı

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.

DİĞER HABERLER