RÖPORTAJ

  • 'ADANA MARKASI HAK ETTİĞİ YERE GELECEK'

    Adana Valisi Süleyman Elban, Çukurova Metropol Medya'ya ziyarette bulundu. Çukurova Metropol Medya Yönetim Kurulu Başkanı Tanır Emre Üzelgeçici ile bir araya gelen Vali Elban'a Çukurova Metropol Gazetesi ve Çukurova Metropol FM'in yayınları hakkında bilgiler sunuldu. Programda; Çukurova Metropol Medya çalışanlarına başarılar dileyen Vali Elban, Gazeteci İlhan Geyik ve Mehmet Şahin'in sorularını cevapladı. 

    Adana Valisi Süleyman Elban, Adana'yı bilişim havzası haline getirmeyi planladıklarına dikkat çekerek, "Bunu sanayide, hizmet sektöründe ve akıllı tarımda da kullanmak istiyoruz. Tarımda verimin artmasının yolu olarak bilişimi görüyoruz. Dolayısıyla bu doğrultuda çalışmalarımız var. Önümüzdeki dönem içerisinde göreceksiniz; çünkü bu çok yönlü bir çalışma... Bir bütün olarak Adana markası hak ettiği yere gelecek, inşallah..." ifadelerini kullandı. 

    Adana'da kentteki dinamiklerin  aidiyetlerini tam anlamıyla yerine getiremedikleri meselesi her zaman gündemdeki yerini korumuştur. Elbette ilimizin bir kozmopolitik yapısı var. Tüm partiler milletvekili çıkartabiliyor. Bu aynı zamanda şehrimizin bir zenginliği. Ancak "Adana lobisini" oluşturma konusunda devamlı sıkıntılar çekildi. Geçen dönem Ankara'da, Adana eski milletvekili ve Bakan Ömer Çelik yönetiminde,  önceki Valimiz Mahmut Demirtaş'ın da içerisinde yer aldığı bir, iki toplantı gerçekleştirildi. Bu toplantılar İlde büyük bir heyecan oluşturdu. Fakat üzerinden uzun bir zaman geçti. "Adana lobisi" bağlamında yeniden böyle bir adım atılabilir mi? 

    "ORTAK PAYDA; ADANA"

    Önce şunu söylemek gerekir. Adana'da neredeyse her partinin vekil çıkarması 'Adanalılık ekseninde'  birleşmesine engel değil. Burada 2,5 milyon insan yaşıyor. Bu sayıda bile farklı görüş olabilir. Ama ortak payda Adana olduğunda herkesin bir olması ve beraber hareket etmesi lazım. Dolayısıyla bu olur. Onun için çok farklı siyasi eğilimde milletvekilinin çıkması ya da o eğilimdeki partilerin güçlü olması aslında birlikteliğe güç verir; renk katabilir.  Bu anlamda sorun olarak görmüyorum. Şehirde tekrar bahsettiğiniz çerçevede bir şey (Adana lobisi) olabilir mi? Olur. Bunda bir engel yok. Bu yapılabilir. 
     
    Sayın Valim, sizlerin böyle bir girişimi olabilir mi?
    "GİRİŞİMİMİZ BU ÇERÇEVEDE"

    Adana'ya geldiğimizden bu yana girişimlerimiz zaten bu çerçevede. Ancak şu anda yaptığımız çalışma biraz daha farklı. Önce burada biz taraflarla konuşuyoruz. Esas yereldeki tarafların da birlikteliği çok önemli. Yerelde diyelim ki; basın, sivil toplum kuruluşları, (parti ayrımı gözetmeden)  belediyeler, sanayiciler, ticaret erbabı, tarım kesimi bir değilse; bu saydığım meslek grupları gelip tek bir nokta etrafında birleşmiyorsa öbürü en ufak bir şeyde tekrar dağılıyor.  

    Yani önce Adana içinde birlikteliği sağlamamız gerekiyor...
    "EN BÜYÜK ENGEL PANDEMİ"

    Tabi önce burada birlikteliği sağladıktan sonra öbürü olmak zorunda; olur zaten... Yereldeki talep, tabandaki istek herkesi bir araya getirir; getirmek de zorunda. Bunu sağlamak lazım. Öbürü bugün oluyor, başka bir nedenle kalabiliyor. İkisiyle birlikte de olur; hem öyle hem böyle. Şu andaki çalışmanın önündeki en büyük engel ise pandemi. Çünkü hastalık niteliği gereği çok çabuk yayılıyor. Onun için bu dönemde insanların bir araya gelmesi, Ankara'ya gidilmesi,  bir yerde toplanması; burada toplu görüntü verilmesi anlamında en büyük sıkıntı pandemidir. O yüzden bu süreçte maalesef herkes ya bireysel ya da çekirdek aile ile yaşıyor.

    Adana'da pandeminin seyri konusunda neler söylersiniz? Şu anda salgın açısından ne durumdayız? 

    "ÇOK İYİ DURUMDAYIZ"


    Çok iyi durumdayız. (Rakamları söylemeyeceğim) 

    Adanalılardan memnunsunuz o zaman...

    Memnununuz. Şöyle ki; zaten Kasım ayı sonuna kadar Adana'da vaka açısından ciddi bir sıkıntımız yoktu. Çünkü Adana ile birlikte diğer Akdeniz illerinde havalar soğumadığı için insanlar sokaktaydı. Lokantalar ve cafeler de dışarıdaydı. Misafirliklerde herkes bahçe veya balkonlarda oturuyorlardı. O anlamda çok ciddi bir vaka sıkıntımız yoktu. Anadolu’daki illerin tamamında vaka sayısındaki yükseliş bizden iki ay önce başladı. Biz iki ay geç başladık. Fakat Aralık ayı başında Adana'da vakalar pik yaptı. İşte o zaman Sağlık Bakanımızın da açıkladığı gibi, Adana olarak en riskli iller arasında yer aldık. O sıralar İstanbul, Ankara, Bursa gibi illerde yükseliş varken çok süratli bir şekilde de Mersin, Hatay, Osmaniye, Antalya ve Adana'da da vakalar tırmanışa geçti.

    "SÜRATLİ DÜŞÜŞ OLDU"

    Anadoludaki diğer kentler çok uzun süre düşüş yaşayamadılar ya da yavaş düşüş oldu. Fakat bizde iki nedenden dolayı çok süratli ve keskin bir düşüş meydana geldi. Bu sebeplerden birincisi; bizim burada pik yaptığımız dönem ile merkezi hükümetin aldığı "sokağa çıkma yasağı, lokantaların ve cafelerin kapatılması kararı" eş zamanlı oldu. Bizde vaka sayıları tam yükseldiği bir sırada sanki Adana için alınmış bir karar gibi oldu. İkinci; olarak biz de burada çok ciddi tedbirler uyguladık. Hükümetin aldığı kararların yanı sıra yerelde biz de ekstra önlemleri hayata geçirdik. Öyle olunca bu tedbirlerle 3 hafta içerisinde neredeyse Adana'da vaka sayısı hızlıca (oran vermeyeyim) tehlike sınırının çok çok altına düştü.

    "TEŞEKKÜR EDİYORUM"

    Başka bir şey daha var.  Bunun için teşekkür ediyorum. Adana insanı da inanılmaz destek oldu.  Kurallara çok uydu. Adana'daki vatandaşlarımız sokağa çıkmadan tutun da toplu taşımaya kadar tüm kurallara inanılmaz bir şekilde riayet etti. Biz kurallar konusunda neredeyse çoğu zaman uyaracak insan bulamadık. Sokaklarda  insanlar yoktu, toplu taşımada kurallara uydular. İşyerlerimiz tedbirler noktasında titizlik gösterdiler.  Normalde  kaçak lokanta, kaçak cafe, kaçak kıraathane haberlerini herkes Adana'dan beklerken başka illerden çıkıyor, görüyorsunuz. 

    "ADANA KURALLARA UYDU"

    Adana hakikaten kurallara çok güzel bir şekilde uydu, konuyu çok ciddiye aldı; sağ olsunlar. İnsanımızın tedbirlere uyması önemliydi. Her şey ceza ve zorlama ile mümkün değil.  Burada 2.5 milyon insan yaşıyor. Herkesin başına 2.5 milyon polis dikemeyiz. Ya da evinde kurallara uymadıkları zaman nasıl kontrol edeceksiniz ? Sağ olsunlar, Adana halkı bizi hiç yormadı. Düğünlerde de dikkat ettiler, taziye ve toplu etkinlik yapmadılar. Her açıdan ben çok memnunum. Böyle olunca inanılmaz düşüşler yaşadık. Şu an hastanelerimiz çok rahat. Şöyle bir rakam vereyim; yoğun bakımdaki hasta sayımız yüzde 85 azaldı. Dolayısı ile son dönem sağlık personelimiz de çok yorulmuştu; sekiz dokuz aydan beri. Onlar da rahatladı, Allah'a şükür, iyi durumdayız.
     
    Adana  bir dönem başta tarım ve sanayi olmak üzere her alanda iller sıralamasında öncü bir kent iken; son yıllarda farklı nedenlerden gerilemeye başladı. Adana'nın tekrar zirvedeki yerini alması için ne yapmak gerekiyor?

    "İDDİALI OLMAK İSTİYORUZ"


    Çok şey gerekiyor. Çok şey de yapmaya başladık. Zaman içinde görürsünüz. Bu şehrin sanayisinin tekrar atılım yapması, hizmetler sektöründe yeniden bölgenin merkezi olabilmesi, tarımsal ve turizm gelirlerini daha çok artması, yeni yeni alanlarda ilave gelir elde etmesini hedefliyoruz. Yeni dünyada, yeni yeni sektörlede; mesela bilişim sektöründe çok iddialı olmak istiyoruz. Belki de Türkiye'nin en iyisi olmayı amaçlıyoruz. Bilişim dünyasında en iyi olmak istiyoruz. Onun için çaba gösteriyoruz. Pandemi döneminde 5 binin üzerinde öğretmenimizin eğitimini tamamladık. Hepsi okullarda çocuklara bilişim eğitimi verecekler. 

    BİLİŞİM HAVZASI VE KAMP MERKEZİ

    Dolayısıyla Adana'nın bir bilişim havzası olmasını planlıyoruz. Bunu sanayide, hizmet sektöründe ve akıllı tarımda da kullanmak istiyoruz. Tarımda verimin artmasının yolu olarak bilişimi görüyoruz. Dolayısıyla bu doğrultuda çalışmalarımız var. Önümüzdeki dönem içerisinde göreceksiniz; çünkü bu çok yönlü  bir çalışma... Örneğin; Adana'yı sporcular için kamp merkezi haline getiriyoruz. Şu anda ilimizde iki milli takım kampta. Seneye muhtemelen daha fazla milli takım kampa gelecek. Biri Türkiye'nin diğeri başka bir ülkenin milli takımı şu anda Adana'da kamp yapıyor. Görüşmelerimiz devam ediyor. Önümüzdeki yıl için  (bizim milli takım dışında) en az üç yabancı milli takım 'tamam' dedi.  Bir süre sonra Adana,  spor anlamında kamp merkezi olacak. Bu turizme, otellere ve diğer hizmet sektörüne yansıyacak. Bir bütün olarak Adana markası hak ettiği yere gelecek, inşallah...

Reklam Alanı

RÖPORTAJ İLE İLGİLİ DİĞER HABERLER