RÖPORTAJ

  • MÜZİKTEKİ HAYALİNİ ‘YAŞADIĞIM KADAR’ İSİMLİ SİNGLE İLE TAÇLANDIRDI
    MÜZİKTEKİ HAYALİNİ ‘YAŞADIĞIM KADAR’ İSİMLİ SİNGLE İLE TAÇLANDIRDI

    40 yıllık müzik birikimini ‘YAŞADIĞIM KADAR’  adlı single çalışması taçlandıran Vursavuş: 

    MÜZİK ADINA YAPTIĞIM PROJELER TOPLUM YARARINA OLACAK


     “Sarar ya sıcaklığın ilk günkü gibi/Çarpar ya kalbim seninle doğar ya güneş/Ağlar ya sensiz kalınca şu deli yüreğim/ Savrulur ya sonbahar yaprakları ıssız sokaklarda/Dalar gider ya gözlerim/ Sevdikçe daha çok sever ya şu deli yüreğim/ Yaşadığım kadar seninle olsun günlerim…” 


     Büyükşehir ve Seyhan Belediye Meclis Üyesi, iş insanı ve müzisyen Mustafa Fidan Vursavuş, 40 yıllık müzik birikimini söz-müzik Fikret Burak Gedik’e ait olan ve aranjesini Çağlar Kocatepe’nin yaptığı ‘Yaşadığım Kadar’ adlı single çalışması ile taçlandırdı. Kısa sürede büyük beğeni toplayan ve dijital platformda en çok dinlenen eserler arasına giren çalışma, Vursavuş’un yeni müzikal projelerinin de kapılarını açacak. Çukurova Metropol gazetesi sahibi Tanır Emre Üzelgeçici’yi ziyaret eden ‘sanat aşığı’ Mustafa Fidan Vursavuş, iş yaşamından siyasette ve müzik çalışmalarına kadar pek çok konuda sorularımızı cevapladı.

     
    ‘SORUN ÇÖZME ODAKLIYIM’

    Müteahhitlikten, siyasette ve müzisyenliğe kadar birbirinden bağımsız gibi görünen alanlarda tanınıyorsunuz. Çalışmalarınızı hangi prensiplere göre şekillendiriyorsunuz?


    Yaşamım boyunca hangi alanlarda görev aldıysam hep ‘halka hizmet ve sorun çözme’ odaklı bir bakış açısı ile hareket ettim. ‘Ben’ yerine devamlı ‘Biz’ yaklaşımı ile ‘birliktelik’ halinde gördüğüm problemlerin üzerine gitmeyi yeğledim. Çünkü ülkemizde nereye dokunursanız sorun var. Ben bir yerde sorun varsa ve orda çözüm adına bir şey yapılacak ise ‘üzerime nasıl bir görev düşer’ diye çaba gösteririm. Bu anlamda Başkan Zeydan Karalar’ın teklifi ile meclis üyesi oldum. Meclis ortamında Adana hayata geçirilecek projelere katkı koymak için çaba göstermeye devam ediyorum.

    ‘BİRLİKTELİĞE İHTİYAÇ VAR’

    Kurucusu olduğunuz ‘AdanaSahipsizDegil’ sosyal sorumluluk platformundan söz edebilir misiniz? 

    5 yıl önce birkaç arkadaşım ile ‘AdanaSahipsizDegil’ ismiyle bir platform kurdum. Daha önce internet ortamında ‘kapalı devre’ faaliyet gösteren platform son 5 aydır herkese açık hale getirildi. Az sayıda kişiyle başlayan bu proje şu anda 4-5 bini aşkın üyeye ulaştı. Temel amacımız kentin sorunlarını gündeme taşımak ve bunlara çözüm ortakları bulmaktır. Güçlü bir üye grubuna sahibiz. Zaten nitelik ve nicelik anlamında güçlü olmadığınızda doğru projeleri bile uygulama şansı bulamazsınız. Bu bakış açısı ile yola çıktık. Eski Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü döneminde (bize göre) kentte çok ciddi yanlışlar yapıldı. Sesimizi duyurmak için böyle bir birlikteliğe ihtiyaç vardı. Sonuç olarak attığımız bu adım başarılı bir şekilde işlevini sürdürüyor. Bu dönemde Adana’nın sorunları ile ilgili meclis üyesi olarak daha aktif bir rol üstleniyoruz. Bu anlamda Belediye Başkanları ile daha kolay iletişim kurabiliyoruz. Adana’nın yararları için gayret gösteriyoruz.

     ‘MÜZİK HAYATIMDA HEP VAR OLDU’

    İş insanı ve siyaset yoğunluklu faaliyetlerinizin yanında hazırladığınız ‘Yaşadığım kadar’ single çalışması ile müzisyenlik yönünüz ile de adınızdan söz ettirmeye başladınız. Müzik öykünüzden bahsedebilir misiniz?

    Müzik hayatımın her evresinde hep var oldu. Babam 1979’de ‘Bu oğlan sağa sola bulaşmasın’ diye kendisinin de kayıtlı olduğu Adana Musiki Derneği’ne üye yaptı. O tarihte (13-14 yaşlarında) bir yıl kadar aldığım eğitim sonrası ancak ‘korist’ olabildim. O gündün bugündür müzik hayatımda hiç çıkmadı. İTÜ’de okurken sınavla bu kurumun konservatuar korosuna yazıldım. Devlet sanatçısı İnci Çayırlı’dan dersler aldım. Adana’ya döndüğümde tekrar Musiki Derneği’ne kayıt yaptırdım. Daha sonra Adana Büyükşehir Belediye Konservatuarı’nı bitirdim. Adana’daki muhtelif derneklerde ‘korist ve solist’ olarak uzun yıllar görev yaptım. TRT’nin 1996 yılında düzenlediği Türkiye Amatör Ses Yarışmasında Çukurova bölge birincisi olarak o zamanın ‘O Ses Türkiye’ benzeri bir yarışmada başarı elde ederek, Türkiye finallerine katılmaya hak kazandım. ‘Yarışmaktan çok çekinmem’ deyip, ‘O Ses Türkiye’ yarışmasına katıldım. Binlerce gencin arasında seçilen grubun arasına girme fırsatı yakaladım. ‘O Ses Türkiye’ yarışması benim için bir milat oldu. Bunca müzik birikimi sonrası bir şeyler yapmam gerekiyordu. Son 1,5 yıldır üzerinde çalıştığım ‘Yaşadığım kadar’ single ile müzik alanındaki 40 yıllık hayalimi gerçeğe dönüştürmüş oldum.

    ‘MÜZİK RUHUN GIDASIDIR’

    Single çalışmasından gerek dinleyicilerden, gerekse sanat çevrelerinden nasıl tepkiler aldınız?



    Toplumun bütün kesimlerinden çok olumlu tepkiler aldım. Ancak; ben gelebilecek tepkileri dikkate alarak bu projeye başlamadım. Benim gerçekleştirmem gereken bir işti. ‘Annem, babam, eşim, siyasetçiler ne der?’ diye düşünmem. Atacağımız adımlarda böyle düşünürsek ‘evin yolunu şaşırmış’ oluruz. Doğru bir iş yaptığınıza inanıyorsanız, onun arkasında duracaksınız. Kaldı ki ben toplumun değer verdiği ve keyif aldığı sanat dalı müzikle ilgileniyorum. Artık bunun ‘ete kemiğe bürünmesi’ veya ‘ağacın meyveye durması’ gerekiyordu. Biz de bunu başarmanın mutluluğunu yaşıyoruz. İnsanlar üstlendikleri roller gereği hobilerinden vazgeçmemeli.  ‘Siyasetçi dediğin ağır abi olur’ algısını da doğru bulmam. Siyaset hizmet için bir elbisedir. Eve gittiğinizde siyaset gömleğini çıkarır, normal hayatınıza devam edersiniz. Ayrıca; müzik ruhun gıdasıdır. Allah ömür verdikçe müzik uğraşımı sürdüreceğim. İnsanların seslendirdiğim parçaları dinlemeleri elbette güzel bir duygu; fakat asıl ben kendim bu tutkudan besleniyorum. 

    ‘KONSERLERİM TOPLUM YARARINA OLACAK’

    Müzik çalışmalarınızda önümüzdeki dönemde neyi hedefliyorsunuz?

    Güzel projelerimiz olacak. Öncelikle Mehmetçik Vakfı, LÖSEV, Çocuk Kanser Derneği gibi STK’lar yararına bir konser vermeyi düşünüyoruz. Bunun için hazırlıklarımız sürüyor. Bir insanın yaptığı görevler dolayısı ile birkaç sıfatı veya şapkası olabilir. Ama sanatçı olmak ayrı bir değerdir. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, bir konuşmasında 'Efendiler; Hepiniz milletvekili olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz; hatta cumhurbaşkanı olabilirsiniz; fakat sanatçı olamazsınız.' demiştir. Uzun yıllar müziği hobi düzeyinde yaptım. Fakat single ile profesyonel anlamda bir projeyi hayata geçirdim. Para kazanmak için de bunu yapmıyorum. Müzik adına gerçekleştireceğim her proje toplum yararına olacak. 2020’nin başında bir konserimiz olacak. Bunun geliri iletişim halinde olduğumuz hayır kurumuna bağışlanacak. 

    ‘KÜLTÜR MERKEZİ YAPMAYI PLANLIYORUZ’

    İş hayatınız ve siyaset yolculuğunuza müzikle renk kattığınızı düşünüyor musunuz?

    Evet, siyasette benim gibi insanların sayısı çoğalsın. Siyaset hizmet alanıdır. Meclis üyesi olarak, ilgi alanım olan sanat, imar, altyapı, üstyapı, inşaat konuları ile ilgili sorunları daha kısa yoldan gündeme getirme ve bunlara çözüm üretme imkanı buluyorum. Son olarak Adana’nın geniş konser salonlarına ulaşması hususunu meclis gündemine getirdim. Başkan Karalar’ın da bu noktada ciddi hedefleri var.  Belediye 5 yılda sorunlarını aşarken 2000 kişilik salonun da bulunacağı birçok konser yerini barındıracak Kültür Merkezi’ni yapmayı planlıyoruz. Ben de bu konunun takipçisi olacağım.

    MÜZİK İNSANIN DİLİNİ ÇÖZER !

    Son olarak eklemek istediğiniz bir husus var mı?

    İnsanların hobileri olsun. Herkes mutlaka yaşlanacak. Siyaset de bir gün biter. Emeklilik döneminde kişilerin güzel vakit geçireceği bir ‘resim, şiir, spor, müzik’ gibi bir takım uğraşları olsun. Sanat bir altın bileziktir. Herkes bunu bir şekilde koluna takmalı. Allah bana böyle bir yetenek vermiş. Bunu pamuklara sarıp güzel bir şekilde yaşamımın sonuna onurla kadar taşıyacağım. Ben sanata aşık birisiyim. Çünkü onunla kendimi ifade ediyorum. Sanatçı Hüseyin Turan kekemedir. Ama türküyü bülbül gibi okur. Adeta gönlü ve dili açılıyor. Müzik zaten insanın yüreğini açan bir uğraştır. 
     
    Mustafa Fidan Vursavuş kimdir?


    1966 Adana Ceyhan doğumlu. İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Bölümü bitirdi. Mezun olduktan sonra bir süre kamuda mühendis olarak çalıştı. Daha sonra kendi inşaat şirketini kurup, konut üretmeye başladı. Adana Yapı Müteahhitleri Derneği (AYAMDER)’nin kurucu başkan yardımcılığı başkanlığını yaptı. Halen Adana Müteahhitler Birliği’nin 2. Başkanı. Adana Milletvekilliği aday adayı ve Adana Büyükşehir Belediye Başkan aday adayı oldu. Şuan da Adana Büyükşehir ve Seyhan Belediyesi meclis üyeliği yapmakta. Bunun yanı sıra Adana’nın sorunlarının ve çözüm önerilerinin konuşulduğu ‘AdanaSahipsizDegil’ sosyal sorumluluk platformunun da kurucusu. 



Reklam Alanı

RÖPORTAJ İLE İLGİLİ DİĞER HABERLER