DÜNYAYI TEHDİT EDİYOR - ATA IVAK

9 Ocak 2021 Cumartesi

Bundan birkaç ay evvel bir yazı yazmıştım. Belki başlıktan hatırlarsınız. “Akciğerlerimiz yanıyor.” demiştim. Burada sebeplerini, nasıl olduğunu neler yaşadığımızı paylaşmıştım sizlerle. Bununla direk olarak bağlantılı olmasa da sizlerle devamında gelen süreci de paylaşma ihtiyacı duyuyorum. Birkaç gün evvel gazetelerde bir haber çıktı. Atmosferdeki karbondioksit oranı artıyor şeklinde… Peki, bu ne demek? Bu durumda bizim sorumluluğumuz nerde başlıyor nerde bitiyor? Hangi süreci nasıl yaşıyoruz? Gazetede çıkan haberleri ve yazıları görünce ister istemez bunu biraz araştırma ihtiyacı duydum. Neticede doğayı seven, insanları seven, tabiata çok kıymet veren sanat aşığı bir insan olarak bu haberlere kayıtsız kalmak mümkün değil.  Pandemi dönemiyle birlikte insanların eve kapanması, araç motorlarının durması, her yere yürüyerek gitmemiz neticesinde havada belirli bir oranda temizlenme oldu. Hava kirliliğinin bu dönemde durduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebiliyoruz ancak hava kalitesi düzelse de, havadaki karbondioksit oranının ciddi anlamda arttığını söylüyor uzmanlar…

Bunun temel nedeni insanlar tabiki de… Çünkü halen aşırı elektrik ve enerji tüketen bizler havadaki karbondioksit seviyesinin rekor düzeylere çıkmasına sebep olduk.  Bunun tek çaresi de yenilenebilir enerji kaynaklarıdır. Ne demek bu? Yani doğal enerji kaynaklarını kullanmamız gerekiyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarımız: Güneş enerjisi, rüzgar enerjisi, hidroelektrik enerji, jeotermal enerji, biyokütle enerji, hidrojen enerjisi, dalga enerjisi ve gelgit enerjisidir. Bu enerjilerin hepsini doğa ana bizlere veriyor. Bunları daha fazla kullanarak bir yandan da ağaçlandırma olaylarını muazzam şekilde arttırmamız gerekiyor. Ormanlarımız bizlerin akciğerleridir. Bu o kadar önemli bir olay ki; bundan bir yirmi sene yada otuz sene kadar sonra çocuklarımıza daha temiz ve daha gönül rahatlığıyla yaşayacakları alanlar bırakmak için ormanlara ihtiyacımız var.  Ancak bizler maalesef bundan yıllar önce doğanın dengesini bozduk ve bozmaya da devam ediyoruz. Özelliklede sanayileşme olayları, fabrikalar, atıklar ve burada saymakla bitiremeyeceğim birçok kimyasal dönüşüm bizlerin sonunu hazırlıyor yavaş yavaş. Bunları tüketmekten bu döngüye girmekten kendimizi alamıyoruz maalesef. Ben yine de tek çarenin daha fazla bu yenilenebilir enerjilerden geçtiğini ve daha çok bunları kullanmaya yönelmemiz gerektiğini düşünüyorum.  Bunların önlemini şimdiden alamazsak ilerde bazı şeyleri iyileştirmek için çok geç kalmış olacağız. 

Uzmanlar, enerjide verimlilik çalışmalarının yapılması gerektiğini ve daha fazla doğal enerjinin kullanılması gerektiğinin altını çiziyor. Havadaki karbondioksit oranı ancak bu şekilde bir nebze olsun azalacaktır. Güneş ışığından daha fazla yararlanmamız gerekiyor. Güneş ışığını kullanabileceğimiz alanların daha çok artması için çalışmaların yapılması gerekiyor.  Eğer bu sanayileşme olayları hunharca tedbir almadan devam edecek olursa, korkarım ki uzun süren kuraklıklar, daha kuvvetli fırtınalar, deniz su seviyelerinin yükselmesi, kar örtüsü ve buzulların azalması, okyanusların asitleşmesi, faydalı olan canlı türlerinin yok olma tehlikesi, zararlı olan haşeratların artması gibi olumsuz bir çok durum dünyayı tehdit edecektir. Şimdiden çalışmalar yapılmazsa ve önlemler alınmazsa yaşanılacak felaketlerin önüne geçemeyeceğiz.
Bizler el ele verirsek bu olayları biraz azaltabiliriz diye de düşünüyorum. Toplumumuz nasıl davranılması gerektiğiyle ilgili bilinçlendirilmeli. Hepimiz yüzümüzü doğaya dönmeli onun bize sunduklarının kıymetini bilmeliyiz. Elbette bütün her şeyi kapatıp gidelim doğada yaşayalım demiyorum. Böyle bir şey elbette imkansız ancak doğadaki enerjiyi hayatımızın içine almak için ne gerekiyorsa yapmalıyız. Sağlıcakla kalın. Sanatla kalın. Haftaya görüşmek üzere…

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI