Anı Yaşa - FIRAT UZER

7 Aralık 2019 Cumartesi


Hepimiz bir gün uzak gibi görünen son gerçeğiyle karşı karşıya kalmayacak mıyız? Bu gerçeklerle yaşayıp neden aslında hayatın en önemli değerlerini zaman zaman bir hiç uğruna kaybediyoruz.
Hiç fark ettik mi? Yaşadığımız günü kavramamız gerekliliğini ve yaşamın her anını dolu dolu geçirmemiz gerekliliğini…
“Carpe Diem” felsefesi Türkçe haliyle “anı yaşa ”anlamına gelmektedir. Her günün, her dakikanın ve hatta her saniyenin ve bazen her salisenin değerini bildiğimiz ve dolu dolu yaşamaya çalıştığımız felsefenin tanımı…

Peki, sizin için anı yaşamak ne anlama geliyor. Acaba anı yaşamayabiliyor muyuz? Hayatın anlamının insanlar tarafından son zamanlarda fark edilmediğini düşünmekle başlayalım…
Peki, özellikle ülkemizde yaşayan insanlar teknolojinin yaşamımızı etkilediğini ve değişen sosyal yaşamın içerisinde hangi noktada olduğumuzla ilgili neler düşündüğünü anlamakla yola çıkalım mı?

Evet, hayat artık o kadar hızlı ve koşuşturma içinde yaşanıyor ki… Bizler artık hayata teslim olarak o yoğun temponun içerisinde neleri yaşadığımızı dahi anlamamaya başlıyoruz. Günler günleri kovalar hale geliyor ve bu kovalamaca içinde acaba anı ne kadar yaşayabiliyoruz.

Öncelikle şunu sormakla başlamalıyız. Ben neredeyim, kendim için neler yapıyorum. Hayatı kendim için mi yaşıyorum, yoksa başkaları için mi? Eğer başkaları için yaşıyorsam; acaba neden başkaları için yaşıyorum, bu bir görev mi? Yoksa hayatta sürüklendiğimiz bir serüven mi? Şimdi hepimizin öncelikle bir soluklanmaya ihtiyacı var. Bu soluklanma bize hayatımızın neresinde olduğumuzu anlatmalı. Şuna inanın sonuç olumsuz çıksa bile inanın her zaman dönüş imkânlıdır.

İnsan yaşamına baktığımızda, binlerce yıldır benzer maceraların farklı biçimdeki oluşumları karşımıza çıkıyor. Bu oluşumlar bizim için değerli, eğer doğru bir psikoloji ile yaşamak istiyorsak hayatın akışına kendimizi sadece bırakarak yaşama devam etmemeliyiz. Acaba hayat bizi sürüklerken hayatın ağırlıkları altında kaldığımızdaki sonuçların ne olduğuna ve ne olacağına  karşı da hazırlıklı olmalıyız.

Anı yaşamak gerçekten önemli hele zamanın çok değerli olduğu bir dünyada… Ama anı yaşarken bütün mesele anı nasıl yaşadığımız. Psikolojik ve sosyal sorunların bu kadar arttığı günümüzde anı yaşarken önemli olan bu anın ne kadar olumlu yaşandığıdır. Eğer anı yaşa ve olumsuzlukları arttır felsefesiyle bakıyorsak o zaman bir düşünün derim.
Peki, hayat bu kadar değerliyken anda kaçırdıklarımızı hiç düşündük mü? Şöyle bir geçmişe dönüp yapamadıklarımız. Hatta seni seviyorum diyemediğimiz insanlar. Boğazımızın düğüm düğüm olduğu ve anı erteleyerek yaşadığımız insanlar… İşte bu yüzden siz siz olun anı yaşayın. Âmâ anı yaşarken, şunu gözden kaçırmayalım. Kalbinizdeki ve bedeninizin derinliklerindeki güzellikleri açığa çıkarmayı…
Unutmayalım anı dolu dolu güzelliklerle ve olumlamalarla geçirdiğimizde yakaladığımızı.
O yüzden sizlere sesleniyorum anı yaşa dolu dolu ve sevgiyle… Sonrası pişmanlıklarla hayatını geçirme ve keşke demeyeceğin bir dünyaya adımlarını hızlı hızlı at. Ve şu an her şeyi bırak ve ayağa kalk yani “Anı Yaşa” haykır ve sadece haykır.


Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI