KEŞKELER ÜZERİNE - FIRAT UZER

20 Şubat 2021 Cumartesi

Bazen güzelliklerle dolu olduğunu düşündüğümüz bu dünyada, maalesef ve maalesef hayatımızın bazı evrelerinde yaptığımız veya yapmadıklarımızın belirlediği keşkeler yaşanmaktadır. Düşündüğümüzde, acaba keşkesiz bir hayat olabilir mi?

Aslında bu sorunun cevabı hayatlarımızın yaşamsal sonuçlarında gizlidir. Büyük bir zaman diliminde, yaşayan ve yaşamaya devam eden insanoğlu eğer hala günümüzde de keşkeleri yaşıyorsa, bu problemi çözme noktamız gerçekten güç olacaktır. Peki, bizler bu yaşam diliminde dahi, hayatımızdaki keşkelere engel olamıyorsak eğer, bakış açılarımızın değişikliklerine ihtiyacımız olduğunu söyleyebilir miyiz?

Ben burada bizlerin keşke demeyeceği bir dünyanın anahtarını sizlere sunmak istiyorum demeyi söylemek isterdim. Öncelikle bu anahtarın varlığı konusunda tereddütlerimin olduğunu da sunmak isterim. Çünkü keşkesiz bir hayat yaşamak için tüm sonuçları değerlendireceğimiz bir yaşama sahip olmamız gerekir.
Peki, sizce keşkesiz bir hayat sizce bir Ütopya mı? Son zamanlarda azaltmayı düşündüğümüz keşkelerin arttığını söyleyebilirim. İnsanlar devamlı keşke şu olsaydı, keşke şu olmasaydı diye birçok söylemlerde bulunmaya başladılar. Bu sorun aslında bu kelimenin işlevselliğini son zamanlarda arttırmaktadır.

İnsanoğlunun yaşam tecrübesi artarken, neden keşkelerin miktarı devamlı artıyor. Peki, keşke sadece hatalarla ilgili mi söyleniyor. Tabii hayır bizler sonsuz ihtiyaçlarımız içinde bu kelimeyi sıkça kullanıyoruz. O zaman aslında yapılan eylemlerimiz hakkında söylediğimiz keşkeler ve olmasını istediklerimiz karşısında söylediğimiz keşkeler olarak iki etapta değerlendirebiliriz.
Bence iki keşke üzerinde de itina ile durmak gerekiyor. Çünkü bir keşke hayatımızdaki tercihlerimizin doğruluğu veya yanlışları ile hayatımıza yön verirken diğer keşke istemlerin ortaya konulması için kullanılıyor. Bizler emeksiz ve çaba göstermeden keşkeleri kullanmaya başlarsak hem başarısızlık yolunda hızlı ilerlemiş oluruz hem de yaşamın amacından uzaklaşmaya başlarız. Peki, hayatımızın keşkelerle dolu olmaması için sevdiğim bir hikâyeyi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Kırlangıcın biri bir gün bir adama âşık olmuş. Her gün pencerenin önüne gelir onu izlermiş. Bir gün bütün cesaretini toplamış ve adama uzun zamandır onu izlediğini söyleyerek aşkını ilan etmiş. Adam “saçmalama sen bir kuşsun ben ise insanım, durduk yere sende nereden çıktın “diyerek kuşu içeri almamış ve pencerenin önünden kuşu kovalamış. Kırlangıç tekrardan pencerenin önüne gelerek ”tamam seni asla rahatsız etmeyeceğim, sadece seninle iyi dost olalım ”demiş fakat adam kuşun bu teklifini de kabul etmeyerek onun pencereden uzaklaşmasını sağlamış. Kırlangıç bir süre sonra tekrardan gelmiş ”bak hava çok soğuk, seninle iyi bir arkadaş olacağım, beni içeri al yoksa donacağım ”diye seslenmiş. Sıcak ülkelere göç etmek zorunda kalacağım lütfen beni içeri al demiş adam yine almamış.

Kırlangıç çok üzgün bir şekilde başını öne eğerek gider. Aradan çok zaman geçtikten sonra adam pişman olur ve kırlangıcı sormaya başlar. Diğer kırlangıçlara da sorarlar ve kimse görmediğini belirtir. Sonunda bilge bir kişiye giderler ve Bilge kişi kırlangıçların ömürlerinin altı ay olduğunu söyler. Adam büyük bir üzüntüyle “keşke içeri alsaydım ”der. İşte hayatta fırsatlar bazen bir kere karşımıza çıkar, bizler değerini bilmeyiz ve ellerimizden uçup gider. Dönüşü olmaz ve sadece keşke diye kendimizi yiyip bitiririz. Şimdi gözlerini kapat ve düşün bakalım farkında olmadan bugüne kadar kaç kırlangıç kovaladın. Hayatımızda üzüleceğimiz keşkeler yaşamamak temennisiyle…

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI