CUMHURBAŞKANI’NIN ABD ZİYARETİ - H. SAYIM ÖZSELİMOĞLU

12 Kasım 2019 Salı

Bir insanın geleceğe emin adımlarla yürümesi, ekonomik piyasalarda kazanması için, iyi düşünüp iyi yatırım yapması gerekir. Bugün piyasalar Cumhurbaşkanının ABD’ye yapacağı ziyarete kilitlendi. Tüm dünya ekonomisinde yavaşlama sürerken, faizler düşüyor. Bu ciddi anlamda Türkiye içinde geçerlidir.  ABD ile ÇİN arasındaki iyimserlik piyasaları etkiliyor. Altın ve dolar düşerken borsanın yavaş yavaş yükselmesi bekleniyor. Bu hafta bizi Cumhurbaşkanının ABD ziyaretinden çıkacak görüşler etkileyecektir. İyimserlik bu nedenle sürüyor. Bugün en çok sorulan soru şu: İç piyasada açıklanan aylık bazda enflasyon düşüyor söylemi sizce inandırıcı mı? Bu halka yansıyor mu? Söylem şu, eğer enflasyon düşüyorsa elektriğe, doğal gaza, okul ücretlerine, mazota, benzine, içkiye, şekere, ulaşıma, demire, süte, çimentoya, vergilere vb. yapılan zamlar geri alınsın… Türkiye’de böyle bir gelişme anımsamıyorum ! Yılbaşına 1 ay kaldı, ağır vergiler geliyor. Kış geliyor, ürünlere zam bekleniyor. Kısacası bu koşullarda Türkiye’nin düzlüğe çıkması için kemer sıkmamız gerekiyor.

Şirketler, bankalar bilanço açıklıyor. Birçoğunda beklenenin üzerinde kar var. Bu karlar çalışanların maaşlarında yansımalı ki, piyasaya para çıksın, hareket olsun. Bankaların batık kredileri yüksek bu nedenle kredi musluklarını açamıyorlar ya da daha temkinli davranıyorlar.  Bu da piyasayı olumsuz etkiliyor. TCMB  gelecek toplantısında da faiz düşürmesi olasıdır. Faizler düştükçe iç piyasada dolar alımı devam ediyor. Dünkü rakamlara göre 191 milyar dolar mevduatı bankalarda mevcut ve sürekli artıyor. Faizlerin düşmesi yabancı yatırımcıyı başka ülkelere kaçırıyor. Artık bunun dip yaptığı kanaatindeyim.

Dünya çapında çağımızın düşünen beyinlerinden biri ve ABD’nin en yüksek ödülü olan ulusal birlik madalyası sahibi Jared Dıamond’un çöküşten çıkmanın önerilerinden bahsetmek istiyorum.  Bir ülkenin nüfus artışı ve kişi başına gelirin etkisi en önemli göstergedir. Artan nüfus ve artan nüfus oranında aç mideyi beslemek için yoğun tarımsal üretim gerekir. Toplumların çevreyi tahrip etmeden açlığın önüne geçmesi bir başarıdır. Toplum iyi yönetilmez ise savaş, kıtlık, açlık, hastalık, işsizlik olur. Riskler fazlalaşır. İnsanlar korkmaya başlar. Yeni problemler çıkarmadan bugün 8 milyara yaklaşan insan nüfusunu beslemek mümkün mü? Geçmiş medeniyetlerin çöküşlerinden ders alarak bunu başarabiliriz. Şuan biz onlara göre çok daha iyiyiz. Nüfus artışını orantılar, komşularımızla iyi ticareti geliştirir, çevreye zarar vermeden üretim hamlesi yaparsak, suyu, elektriği fazladan kullanmadan ahlaki suç olarak görür, tasarruf yaparsak, doğaya karşı saygılı olursak, iyi tarım yaparak, istihdamı arttırır, beyin göçünü önler bu krizi rahatlıkla aşarız. Bu topluma düşen, kaynakları iyi kullanmak, göç eden değerleri tutmak ve onlarla el ele iyi projelerle yükselmektir.

Haftaya daha güzel günlerde görüşmek umuduyla…

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI