İçimizdeki Şeytan - H. SAYIM ÖZSELİMOĞLU

15 Ekim 2020 Perşembe

Bütün Dünya umutsuzluğa kapılmış. Bütün ülkeler başlarının çaresine bakmanın uğraşını veriyor. Korona virüsü, iklim felaketleri, etnik düşmanlıklar, paylaşım savaşları, ekonomik bunalım, işsizlik insanları karamsar yaptı… Türkiye ekonomik piyasalarda işsizlik büyüyor, dış açık büyüyor, küresel piyasalarda dolar-altın yükseliyor, enflasyon kımıldıyor, hisse yatırımcısının kafası karışık, yatırımcı şaşkın; ne yapacağını tam olarak kestiremiyor. 

“Kim bilir… Belki uzak bir günde, büsbütün başka insanlar olarak tekrar karşılaşırız ve belki gülüşerek birbirimize ellerimizi uzatırız” İçimizdeki Şeytan/ (Sabahattin Ali) cümlesi geliyor aklıma…
İnsanlar artık öyle birbirleriyle yarışıyorlar ki, acımasızca. Birbirlerini ezerek. Bir kısmı daha çok zengin olmak için, bir kısmı o işi ben kapayım düşüncesi ile,  bir kısmı daha iyi yatırım yaparak daha iyi kazanmak için.. Dünya bireyselleşiyor. Artık paylaşmak, yardımlaşmak azalıyor. İnsanlar yalnızca olan şeyleri bilirler, ölmekte olan geçmiş uygarlıkları, kısmen de olsa bilebilirler. Geleceği ise bazıları öngörebilir. Hayatta kalma; ayakta kalma duygusu sardı insanları. İşte bu bencillik insanların bir kısmını  “Şeytan” yaptı.  İçimize işlemeye başlayan şeytandan kurtulmak için insani değerlere daha çok ihtiyacımız olan bir dönemden geçiyoruz. Ailelerimizin yaşadığı topraklarda yaşar, onların çalıştıkları gibi çalışır, onların eğitildikleri gibi okullara gider eğitilir, onlar gibi iş yerlerine gider, aynı ulaşımı, aynı hastaneyi, aynı sinema salonunu kullanırdık.  Bugün ise bitkiler uzuyor, onları yetiştiren ölüyor, hayvanları besleyen büyüten insanlar ölüyor, hayvanlar yaşıyor. Teknoloji ve dijitalleşme insanları işsiz bırakınca, aç kalan insanlar bunalıyor. İş yerleri kapanıyor, takipteki firmalar çoğalıyor.  Hastanelerde psikolojik rahatsızlıkların arttığından söz ediliyor. Ve insanların bir kısmı nasıl bozulduğunu farkına bile varamıyor. Geride özlemler ve anılar kalıyor.

Ters giden her şeyi biriktirdik. Bugün dümeni doğru yöne çevirmek mümkün mü?  Elbette!... Geminin gidişini seyirci gibi izlemeyecek, bende gemideyim diyecek ekibin dümenin başına geçmesi gerekiyor. Muazzam kütleyi çevirecek, Türkiye’yi kurtarmak için “ben” bir kenara bırakacak; “biz” diyecek bir ekip olup kolları sıvayacağız. . Korona virüsü her şeyi altüst etti. Tabipler odası hataların düzeltilmesini ve sağlık personeline ek ödenek verilmesini sürekli dile getiriyor. Bilimden uzaklaşmadan bu salgının üzerine gidilmeli. Bu ekonomik bunalımdan çıkmak için teşviklerin iyi ayarlanması gerekiyor. Döviz yatırımcılarının bu alışkanlıklarından geri adım atması için gerekiyorsa beklenen 2-3 puanlık faiz artırıma gidilmeli ki, Türk lirası yatırımcısı enflasyonun üzerinde kazandığına ikna edilip, döviz almaktan geri dursun. Çünkü dövizin fiyatı arttıkça fakirleşiyoruz. Her eve bilgisayar denildi, bilgisayarlarda fiyatlar yükseldi. Asgari ücretliler perişan. TCMB Ağustos ayı ödemeler dengesi raporunda cari işlemler 4.63 milyar dolar daha açık verdi. Bu turizm sezonunun iyi olmamsından kaynaklıydı. Biz hala bu ortamda yatırımcının sepette dolar, altın ve hisse bulundurmasını olumlu görüyoruz…

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI