ÜRETİM "GÜÇ"TÜR! - H. SAYIM ÖZSELİMOĞLU

10 Eylül 2020 Perşembe

Ekonomimiz güçlü olsaydı bu denli işsiz ve sonucunda fakir olmazdı. Eğer korona virüsü çıkmasaydı, tüm dünya ülkeleri gibi bizde zenginleşmeye daha çok ağırlık verecektik. Eğer iyi yönetilseydik, sıkıntılar daha az olacaktı.Fakirimiz işsizimiz azalacaktı.

AB girmiş olsaydık eğitimini ihtisasını tamamlayan gençlerimiz Avrupa’da iş bulup çalışabilecekti; iş sahası alanı artacaktı. 2000’li yıllara gelirken “okumak; üniversite mezunu olmak bir ayrıcalıktı” bugün her köşede, her kahvehanede, çay bahçesinde üniversite diploması ile dolaşan işsizlerle yan yana geliyoruz. Artık Üniversite bitirmek farklılık yaratmıyor.  Önemli olan okulları arttırmak değil, o okullardan mezun olacak gençlere istihdam yaratacak, iş sahaları, iş yerleri, fabrikalar açmaktır.   Türkiye’nin doğusu ile batısına aynı oranda yatırım yapılmış olsaydı, bütün insanımız eşit imkânlarda iş bulabilir, bölgeler arası, şehirlerarası göç olmazdı.

Üretim artmadığı sürece işsizlik azalmaz, fakirinde derdi bitmez. Burada işsizlikten kaynaklı fakirlikten söz ediyorum. Birde eşitsizlikten, sömürüden kaynaklı fakirlik vardır ki bu bir dağılım eşitsizliğidir.  Bugün Avrupa’da kişi başı gelir 25 bin doların üzerinde iken, Türkiye’de bu rakam 10 bin doların altına düşmüştür. Türkiye bu ülkelere göre geri kalmış, fakirdir.
Üretim yatırım yapılırsa artar. Türkiye yıllardır “yapacağız” sözünü dinliyor. Her siyasi iktidar “yatırımın önünü açacağız” dedi. Enerji santrali HES ile bir kısım elektrik enerjisi arttırıldı. Burada sadece bardağın dolu tarafına bakılıyor. Oysa bu işi yapanların doğaya verdiği zarar (sel, tabiat ) göz ardı ediliyor.
 Yapılmasın demiyorum. Elektrik için HES yapılmalı, ama iyi denetlenmeli. 
Mersin’de inşaatı sürün Akkuyu Nükleer Santrali için Ruslar gelmeye başladı. Rus yetkililer bu bağlamda sahil şeridinde orta ölçekli otel aradıklarını belirten Home Gayrimenkul sahibi Deniz Hoş “ Komşu ülkeden gelecek misafirlerimiz için, yetkililer önceden gelip orta ölçekli otel yeri baktılar. Çok detaycılar, kendilerine yardımcı olmaya çalıştım” dedi. 

Piyasalara bakacak olursak, gelinen noktada altın ve doların satışına yüzde 1 oranında vergi konuldu. Buna rağmen geçen hafta 196 milyar Türkiye’de yerleşik kişilerin bankalarda döviz mevduatı olduğu belirtildi. Altın onsu geçen ay 2075 doları gördü, rekor kırdı. Yılbaşında tekrar bu rakamı aşma beklentisi mevcut. Borsa her yönüyle yabancı yatırımcı bekliyor. Bunun için birilerinin çıkıp piyasaya güven vermesi gerekiyor. Kredi faizleri yükselince, gayrimenkulde piyasa duruldu. Şimdi gözler çok iyi projelerde ve yabancılara daire satmaya çevrildi.  Bankaların artan korona virüsünden dolayı şube kapatıp açmaları, mesailerin yarım güne indirilmesi konuşulurken; sanayicilerin ve üreticilerin daha etkin önlem altında çalışmayı sürdürmesi gerekiyor.  Sanayici çalışmazsa, çark dönmez, üretim durursa dış borç ödenmez!




Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI