SİGARA - MEHMET ŞAHİN

16 Mart 2020 Pazartesi

Bütün dünyada halk sağlığını tehdit eden salgınların başında tütün kullanımı gelir. İçeriğindeki nikotin nedeniyle ‘bağımlılık’ yapma özelliğine sahip olan sigara; toplumda herkesin hakkında pek çok şey bildiği veya bildiğini zannettiği bir konudur… İçicilerinden hangisi ile konuşsan sigaranın zararlı olduğunu kabul eder. Yani kişi sigaranın zararlı olduğunu bile bile bunu tüketir. Ama buna rağmen içmekten vazgeçmediğini ya da vazgeçemediğini ifade eder. Paketin üzerinde "Sigara içmek öldürür; hemen bırakın! Tütün dumanı kansere yol açtığı bilinen 70’ten fazla madde içerir. Sigara içmek ölümcül akciğer kanserine neden olur.” gibi uyarıcı yazılara ve bunları yansıtan bir takım ürpertici görsellere rağmen çoğu kullanıcı bundan bir türlü vazgeçmez…

Pek çok kişi erken yaşta bir özenti veya çevrenin etkisi ile sigara ile tanışır. Başlangıçta aile büyüklerinden gizlenerek içilen sigara yaş büyüdükçe ve bireyin ‘ekonomik bağımsızlığı’ ile de orantılı şekilde yavaş yavaş alenileşmeye başlar. “Bağımlılık” evresinden sonra kişi bırakmak istese de sigara kullanıcısını kolay kolay terk etmez. Zengininden fakirine; eğitimlisinden en eğitimsizine; mutlu olanından mutsuzuna her kesimden insan sigara içer. Nikotin bağımlılığı (diğer bağımlılık yapan maddeler gibi) öyle bir şeydir ki; kimi bireyler maddi yoksulluklarına rağmen ondan vazgeçmez; vazgeçmek için bir mücadele sergilemez. Belki aç kalır; ama sigaraya mutlaka bir kaynak bulur. Çevremizde bu şekilde ne kadar çok insan var… En çok dikkatimi çeken husus ise lise çağındaki öğrencilerin ve kadınlardaki sigara içme oranındaki artıştır. Kent merkezinde her hangi bir parkta kız ve erkek öğrencilerin ne kadar sigara tükettiklerini görmek mümkün… Çarşıda, pazarda veya apartmanda kadınların daha yaygın bir şekilde sigara içtiklerini gözlemliyorum; düşünüyorum. 

Adana İl Sağlık Müdürlüğü’nün 9 Şubat 2019 Dünya Sigarayı Bırakma Günü’nde yayınladığı bültene göre; günümüzde dünyada 1,3 milyar kişi sigara içmekte ve içenlerin yüzde 80’i gelişmekte olan ülkelerde. Dünyada 5,4 milyon insan yani her 6 saniyede bir kişi tütün tüketiminden kaynaklı nedenlerle hayatını kaybetmekte. Tüketim böyle devam ederse 2020 yılında bu sayı 8 milyon kişi olacak. Ülkemizde sigaranın sebep olduğu ölümlerin sayısı trafik, terör, iş kazasına bağlı diğer ölümlerin toplamından 5 kat daha fazladır. Sigaranın içerisinde 4000’den fazla kimyasal madde bulunmakta. Bunlardan en az 81 tanesinin doğrudan kansere sebep olduğu ispatlanmış halde. Bir başka kaynağın açıklamalarına göre; Türkiye’de yılda 100 bin yani günde 300 ve bir saatte 12 kişinin sigaranın etkileri nedeniyle zamansız yaşama veda ettiği belirtiliyor. Vahim bir tablo!

Ülkemizde yakın bir tarihe kadar, bütün kapalı alanlarda sigara içiliyordu. Özellikle eski Türk filmlerinde sigara içilmeyen sahne yok gibi… Başrolde oynayan aktör ve aktrislerin mutlaka ellerinde sigara görülür. Şehir içinde veya özellikle de uzun bir yolculukta yolcular duman altı olurdu. Kahvehanelerde veya eğlence mekânlarında göz gözü görmezdi. 

Ama hükümet bu konuda kararlı adımlar attı. Yasal düzenlemeleri hayatta geçirdi ve öncelikle kapalı alanlarda sigara içilmesini yasakladı. 18 yaşından küçüklere sigara satılması yasaklandı. 171 Alo Sigarayı Bırakma Danışma Hattı devreye konuldu. Kapalı alanlarda sigara içmenin cezaları (2020 yılı için 188 TL) artırıldı. Sigarayı Bırakma Merkezleri daha aktif hale getirildi. Radyo, televizyon ve gazetelerde bu hususta ciddi uyarılar yapıldı. Denetimler sıklaştırıldı. Alınan bu önlemler etkili oldu. Yasağın sınırları her geçen yıl biraz daha genişletildi. Tüm bu tedbirler kullanıcılar üzerinde belli oranda caydırıcı oldu. Ama bana göre bu konu devamlı gündemde tutulmalı. Tütün salgını ile mücadele hız kesmeden devam etmeli. 

Evet, her konuda olduğu gibi sigara meselesinde de aileye, eğitmenlere ve ilgili kurum ve kişilere büyük görev düşüyor. Okul bahçesinin dışında çocukların gözlerinin önünde sigara içen bir öğretmenin ‘sigara içmeyin’ tavsiyesi ne kadar etkili olabilir? Sigara içen bir doktorun, hastalarına bu yöndeki telkinler bir anlamı olur mu? Evde sigara içen bir anne ve babanın ‘oğlum/kızım sigara içmeyin’ uyarısı ne kadar inandırıcı olur? Dolayısı ile nikotin bağımlılığı ile mücadele süreklilik gerektiren uzun soluklu bir iştir. Başta anne, baba, öğretmen ve uzmanlar olmak üzere toplumda herkese sigara tüketimiyle mücadele hususunda daha etkin ve duyarlı davranmaları gerekir. 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI