Nüktedan Nihat Bey - Süleyman Anıl Tombak

16 Ekim 2020 Cuma

Habeş ve Cidde valisi Şerif Paşa’nın torunu ve şair Said Siret Bey’in oğlu olan Nihad, 1799 yılında İstanbul’da doğdu . Şerîf Paşa-zâde ve Mîr sanlarıyla tanındı. Kanlıca’da oturduğu için “Kanlıcalı”, Mısır’da görev yaptığı için de “Mısırlı Nihad Bey” diye anılır. Nihad, eğitimini tamamladıktan sonra geçimini sağlamak için bir süre Dîvân-ı Hümâyûn Kalemi ’ne devam eder ve ardından Mısır Defterdarlığı’nda bulunan büyükbabası Şerif Paşa sayesinde 1831 yılında Mısır’a gider. Orada Mısır valisi olan Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nın iltifatına nail olup kâtip olarak atanır. Gece meclislerinde Mehmed Ali Paşa ve Kavalalı İbrahim Paşa’ya nedimlik yapıp güzel fıkralar anlatarak onları neşelendirir. Daha sonra kâtiplikten istifa eden Nihad, nedimlik yapmaya devam eder. Bir süre âzâlık görevi de yapan Nihad Bey, en son 1869-70 yıllarında Kanlıca’da vefat etmiştir.

Nihad Bey, hicvetmeye ve zemmetmeye düşkün bir şair olmakla beraber sözünü saklamaz ve kimseden çekinmez aynı zamanda hazırcevap ve nüktedan bir yapıya sahiptir. Güzel fıkralar, hikâyeler anlatarak devlet erkânının meclislerini şenlendirir. Bu özelliği kendisine “nedimlik” unvanının verilmesini sağlamıştır. Nihad Bey çağın getirdiği yeniliklere açık bir insandır. İstanbul’da fotoğrafını çektiren ilk Türk ve Müslüman Nihad Bey’dir. Çok soluk olsa da bu fotoğraf Taha Toros’un arşivinde mevcuttur. Ancak Taha Toros, arşivinde otuz binden fazla belge olduğu için hangi zarfa yanlışlıkla koyduğunu bilemez. Yazımızı Nihad Beye ait olan bir latife ile sonlandırıyoruz:

Beyazıt camiinin avlusunda her Ramazan kurulan sergide ekâbir, bazı sanat ehillerinin eşya teşhir ettikleri dükkânlardan toplanarak sohbet ederlerdi. Bir Ramazan günü Kerimi’nin sergisinde otururlarken Büyük Reşid Paşanın kitapçısı Lofçalı Cevdet Efendi (Sonra vezir olan allame Ahmet Cevdet Paşa) bir fıkra anlatmaya başlamış. Hikâye biraz fazla uzayınca Nihad dayanamamış “Baksana hoca! Ramazan günü saat onbirden sonra bu kadar uzun hikâye dinlenmez. Fıkranın gülünecek yeri neresi ise söyle de bitir!” der. 


Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI