ONURLU GERİ DÖNÜŞ  - (2) - AV. SERKAN ÇİÇEK

23 Nisan 2022 Cumartesi

Yabancıların sık sık kamu güvenliği, kamu huzuru ve kamu sağlığını olumsuz yönde etkileyen adli vakıalara karıştığı, toplumda infial yaratan hadiseler ile anıldığı malumunuzdur. Bu noktada işin asıl tehlikeli kısmı ise işte bu kayıt altına alınmayan düzensiz göçmenlerdir. Çünkü aslında bunlar hem varlar, hem de yoklar. Fiziken buradalar ama, kayıtlarımızda yoklar. Bu haliyle uzmanların tahminlerine göre üç milyona yakın olduğu söylenen düzensiz göçmenin karıştığı adli vakıaları aydınlatmak neredeyse imkansız. Çünkü ne adlarını biliyoruz, ne eşgallerini. Bu adamlar in midir, cin midir belli değil. Nasıl geldiler, yıllardır ülkemizde hangi işle meşguller, nasıl geçimlerini sağlarlar, neler yapıyorlar, suça karıştılar mı hepsi meçhul. 
Geldikleri yerlerde kümeleniyorlar, artık büyükşehirlerin neredeyse tamamında kendi hakimiyetlerinde en az birer mahalleleri dahi var. Öyle bir hakimiyet ki bu geçenlerde biri kolluk görevlilerinin yanında sokak ortasına sandalye attım pervasızca yaptığı külhanbeyliği ajanslardan hatırlarsınız.
Kendini son dönemde enflasyon canavarı karşısında oldukça çaresiz hisseden ülkemin vatandaşı ise yabancıların kiracısı olma yolunda. 400.000 Dolardan başlayan fiyatlarla vatandaşın hayalini dahi kuramadığı evler satın alınıyor, bir de cebine Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartı konuluyor. 
Anlaşılan o ki ekonomik krizin etkileri, geçici koruma altındaki yabancılara uygulanan bazı pozitif ayrımcılıklardan ülke vatandaşlarının yararlanamaması, yabacıların karıştığı adli vakıaların artması, faili meçhullerin yaşanması, yabancıların sosyal medya üzerinden kendini bilmez, milletin sinir uçlarına dokunan tahrik edici paylaşımları, Türk toplumunun bam teline basacak simge olayların arka arkaya meydana gelmesi,  artık hükümetin ülke çapında bir göç politikası oluşturmasını toplumsal ihtiyaç haline getirdi. Toplumun bu beklentisi nihayetinde siyasilerin de görmezden gelemeyeceği bir seviyeye ulaştı.
Öyle ki muhalefetin gönderin çağrısına, en üst perdeden “biz göndermeyeceğiz” diye atılan naralar yerini daha ılımlı söylemlere bırakmaya başlamış, “onurlu geri dönüş” kavramı dillendirilmiştir. 
10 yılı aşkın süredir yürüttüğü bu politikadan böyle çabucak dönmek de mümkün değil elbette, Türkiye’de doğan sayısının 400 bine ulaştığı düşünüldüğünde, her koşulda dönmeyecek kalıcı bir nüfusun olduğunu da öngörmek gerekir. Dolayısıyla yapılması gereken, kamu huzurunun, kamu güvenliğinin ve kamu sağlığının ön plana alındığı köklü bir göç politikası hazırlayıp bir an önce devreye almaktır.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI