Yıllardır el emeğiyle hazırladıkları peynir tulumlarını Türkiye’nin dört bir yanına ve Avrupa ülkelerine gönderen kardeşler, unutulmaya yüz tutan mesleklerini gelecek kuşaklara aktarmak istiyor.

Merkez Yüreğir ilçesi Sinanpaşa Mahallesi’ndeki küçük dükkânlarında çalışan İçen kardeşler, babalarından öğrendikleri mesleği yıllardır birlikte sürdürüyor. İş bölümünü de yıllar içinde oturtan kardeşlerden ağabey Cabbar İçen, atölyeye gelen derilerin üzerindeki tüyleri temizleyerek hazırlık aşamasını tamamlıyor. Ardından derileri teslim alan Ali İçen, büyük bir titizlikle dikim işlemini gerçekleştirerek peynir muhafazasında kullanılan tulumları hazırlıyor.

Tamamen el emeğiyle üretilen tulumlar, müşterilerden gelen talepler doğrultusunda yurt içinde ve yurt dışında farklı adreslere gönderiliyor. Makineyle üretimi de deneyen kardeşler, istedikleri sonucu alamayınca geleneksel yöntemle çalışmayı sürdürüyor.

“Türkiye ve dünyanın her yerine gönderiyoruz”

Mesleği rahmetli babasından devraldıklarını anlatan Cabbar İçen, yıllar içinde yaşadıkları zorluklara rağmen üretimi bırakmadıklarını söyledi.

Geçmişte hazır deri alıp sattıklarını, yaşadıkları maddi sıkıntıların ardından peynir tulumu üretimine yöneldiklerini belirten İçen, şöyle konuştu:

“60 senedir biz devam ettiriyoruz. Önceden biz hazır deri alıp satıyorduk. Sonradan maddi sıkıntılar olunca bu işe döndük. Şükürler olsun ki tutturduk. Ürünlerimizi Avrupa'ya da gönderiyoruz. Talep olduktan sonra Türkiye ve dünyanın her yerine gönderiyoruz. Deriden ceket, çanta gibi ürünler elde edilebiliyor ancak biz burada peynir tulumu dikiyoruz”

“Türkiye'de şu an bizim gibi elle diken hiç kimse yok”

Peynir tulumu üretiminde el işçiliğinin önemine dikkat çeken Cabbar İçen, makineyle üretim yapmayı denediklerini ancak ürünlerin dayanıklılığı açısından aynı sonucu elde edemediklerini ifade etti.

Makineyle yaklaşık 200-300 tulum diktiklerini, ancak sonrasında bazı şikâyetlerle karşılaştıklarını belirten İçen, yeniden el işçiliğine döndüklerini kaydetti.

11 Bin 556 Yaptırım Kararı!
11 Bin 556 Yaptırım Kararı!
İçeriği Görüntüle

İçen, “Peynir tulumu dikmek için makine aldık ancak aynı etkiyi vermedi. 200-300 kadar diktik. Fakat sonrasında bazı şikayetler geldi. Sonrasında elle dikmeye devam ettik. Öyle olunca daha sağlam oluyor. Türkiye'de şu an bizim gibi elle diken hiç kimse yok. Adana'da bu işi yapan başka kimse de yok” şeklinde konuştu.

“Almanya, Fransa ve İtalya'ya da gönderdik”

Kardeşiyle birlikte yıllardır aynı dükkânda üretim yaptıklarını anlatan Ali İçen ise mesleği sürdürmelerinin en önemli nedenlerinden birinin geleneksel üretim yöntemini yaşatmak olduğunu söyledi.

Makineyle üretim imkânı bulunmasına rağmen el işçiliğini tercih ettiklerini belirten Ali İçen, sipariş geldikçe üretime devam ettiklerini dile getirdi.

Ali İçen, “Makinesi var ama biz elle yapıyoruz. Meslek ölmesin diye mecburen biz yapıyoruz. Evde oturacağımıza çalışıyoruz. Burada yıllardan beri peynir derisi üretiyoruz. Türkiye'nin her tarafına gönderiyoruz. Almanya Fransa ve İtalya'ya da gönderdik. Talep oluğu sürece dünyanın her yerine gönderiyoruz. Kardeşim sabahtan gelip deriyi kesip tüyünü alır, ben de dikerim. Şimdiye kadar kardeşimle ayrılmadık, bundan sonra da ayrılmayız” ifadelerini kullandı.

Aynı dükkânda yıllardır omuz omuza çalışan İçen kardeşler, el emeğiyle ürettikleri peynir tulumlarıyla hem aile mesleklerini hem de geleneksel dericilik kültürünü yaşatmayı sürdürüyor.

Kaynak: İHA