“Hacı Ömer” cinsi kestane yetiştiren üretici, kiraza kıyasla daha uzun raf ömrüne ve pazarlama avantajına sahip ürünün bölgede yaygınlaşmasını hedefliyor.
Saimbeyli’de 2006 yılında bahçesine kestane fidanları diken Naci Yıldızan, ilk ürünlerini üçüncü yılda almaya başladı. Ağaçların verimini yıllar boyunca takip eden Yıldızan, olumlu sonuçların ardından üretimini genişleterek ağaç sayısını 20’ye çıkardı.
Bu yıl ağaç başına yaklaşık 40-50 kilogram kestane elde etmeyi bekleyen Yıldızan, bölgenin iklimi ve coğrafi yapısının kestane yetiştiriciliği açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirtti. Üretici, özellikle kiraz yetiştiriciliğinde yaşanan hasat ve muhafaza zorluklarına karşı kestanenin alternatif bir ürün olabileceğine dikkat çekti.
“Tozlaşma verimin anahtarı”
Daha önce bölgede kestane yetiştirmeyi deneyen bazı üreticilerin yeterli verim alamadığını anlatan Yıldızan, doğru çeşit seçiminin yanı sıra tozlaşmayı sağlayacak ağaçların bulunmasının da büyük önem taşıdığını söyledi.
İlk etapta 5 ağaçla üretime başladığını ve verimden memnun kalınca ağaç sayısını artırdığını belirten Yıldızan, şöyle konuştu:
“Hacı Ömer cinsi kestane, Türkiye'nin en kaliteli çeşitlerinden biri. Daha önce deneyenler olmuş ancak tozlaştırıcı ağaç olmadığı için ürün alamamışlar. Ben 5 ağaçla başladım, verimin iyi olduğunu görünce sayıyı artırdım”
“Kiraza alternatif olabilir”
Kestanenin satış ve muhafaza sürecinde üreticiye önemli avantajlar sunduğunu ifade eden Yıldızan, geçen yıl ürünlerini büyüklüklerine göre sınıflandırarak toptan satış yaptığını kaydetti.
Küçük kestanelerin kilogramını 400 liradan, iri kestanelerin kilogramını ise 500 liradan sattığını belirten Yıldızan, kestane yetiştiriciliğinin bölgede yaygınlaşmasını istediğini dile getirdi.
Yıldızan, “Küçük kestanelerin kilogramını 400 liradan, iri olanları ise 500 liradan toptan sattım. Kestane yetiştiriciliğinde su dışında herhangi bir ilaç kullanmıyoruz. Kirazda hasat ve muhafaza süreci üreticiyi zorlarken kestanenin raf ömrü daha uzun. Ekim ayında hasat edilen kestane, mart ve nisan aylarına kadar pazarlanabiliyor. Feke ve Saimbeyli'nin dağlık yapısı kestane yetiştiriciliği için oldukça elverişli. Bu ürünün bölgede yaygınlaşmasını istiyorum” diye konuştu.
“Bölge için umut verici”
Yıldızan’ın bahçesini ziyaret eden bölge sakinlerinden Ahmet Kaytancı da üreticinin yıllar süren denemelerinin olumlu sonuçlar vermesinin sevindirici olduğunu belirtti.
Kestanelerin iç dolgunluğu ve kalitesinin dikkat çektiğini ifade eden Kaytancı, bölgenin dağlık yapısının bu ürünün yetiştirilmesi için avantaj sağladığını söyledi.
Kaytancı, “Naci beyin 18 yıllık denemelerinin ardından güzel sonuçlar aldığını gördük. Kestanenin iç dolgunluğu ve kalitesi oldukça iyi. Bölgenin dağlık yapısı da kestane yetiştiriciliği için avantaj. Üreticilerin bu ürünü değerlendirmesini tavsiye ediyoruz. Bundan sonraki süreçte daha iyi sonuçlar alınacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Saimbeyli’de yıllar önce küçük bir denemeyle başlayan kestane üretiminin, elde edilen verimle bölgedeki çiftçiler için yeni bir gelir kapısı olabileceği değerlendiriliyor.





