Sadece 10 metrekarelik dükkânında üretimini sürdüren Atar, geri dönüşüme katkı sağlarken unutulmaya yüz tutan geleneksel dokumacılık mesleğini de yaşatmaya çalışıyor.

Kozan'da Güneri Caddesi üzerindeki küçük dükkânında kilim, yolluk ve savan dokuyan Atar, mesleğe ilkokul eğitimini tamamladıktan sonra ailesinin yönlendirmesiyle adım attı. Bir ustanın yanında çırak olarak başladığı dokumacılıkta zamanla kalfalık ve ustalığa yükselen Atar, yaklaşık 30 yıldır el emeğiyle üretim yapıyor. İki kız çocuğunu da bu meslekten kazandığı gelirle büyüten Atar, geçmişte evlerde yaygın olan dokuma geleneğinin teknolojinin gelişmesiyle giderek azaldığını söyledi.

ESKİ KAZAKLAR DOKUMA TEZGAHINDA YENİDEN HAYAT BULUYOR

Dokuma ürünlerinde kullanılan iplerin büyük bölümünü eski kazaklardan elde ettiklerini belirten Atar, bazı müşterilerin kazakları kendileri sökerek yumak haline getirdiğini, bazılarının ise yeni iplerle sipariş verdiğini anlattı.

Yaklaşık 30 yıldır mesleğini sürdürdüğünü ifade eden Atar, 'Yaklaşık 30 senedir bu işi yapıyoruz. Amcamın sayesinde dokuma tezgahına verdiler. Burada başladık, bırakmadık, devam ettirdik. Genelde eski kazak söküntülerini kullanıyoruz. Bazen kendileri söküp yumak yapıp getiriyorlar. Biz de bunlardan yolluk, savan yapıyoruz. Bu bölgede hala kullanılıyor' dedi.

Dokuma ürünlerinin özellikle astım ve bronşit rahatsızlığı bulunan kişiler tarafından tercih edildiğini dile getiren Atar, 'Özelliği daha sağlıklı olması. Bronşiti olanlar falan bunu daha çok tercih ediyor. Kullanılmış kazakların boyası da zaten çıkacağını çıkarmış oluyor. Yeni iplerden getirip yaptıranlar da var' diye konuştu.

GÜNDE 5-6 METRE YOLLUĞU EL EMEĞİYLE DOKUYOR

Geleneksel tezgâhlarda üretimin tamamen el işçiliğiyle gerçekleştirildiğini belirten Atar, ürünün çeşidine göre farklı dokuma teknikleri uyguladıklarını söyledi. Günlük üretim kapasitesinin 5-6 metre olduğunu kaydeden Atar, 'Her gün 5-6 metre yolluk yapabiliyoruz. Metreyle dokuyoruz. Tek savan dediğimiz, sedir üstüne serilen ürünler var. Kilim ve yollukları çift mekik dokuyoruz. Bizi tanıyan, daha önce yaptıran müşterilerimiz var. Şehir dışından da sipariş geliyor' dedi.

KOZAN'DA DOKUMACILIK MESLEĞİ YOK OLMA TEHLİKESİYLE KARŞI KARŞIYA

Gülcan, Sektör Önündeki Engelleri Sıraladı: Ruhsat, Faiz, Maliyet, İşgücü
Gülcan, Sektör Önündeki Engelleri Sıraladı: Ruhsat, Faiz, Maliyet, İşgücü
İçeriği Görüntüle

Geçmiş yıllarda özellikle kadınların evlerinde dokuma yaptığını, ancak bu geleneğin yeni nesil tarafından sürdürülmediğini ifade eden Atar, mesleğin geleceğinden endişe duyduğunu belirtti.

Eski kazakların yeniden değerlendirilmesi yerine çöpe atıldığını, fabrikasyon ürünlerin daha uygun fiyatlı olması nedeniyle tercih edildiğini anlatan Atar, 'Önceden bu işi kadınlar daha çok yapıyordu.Şimdikiler o kadar heves etmiyor, uğraşmıyorlar. Eski kazaklar şimdi çöpe gidiyor. Yeniler çıkıyor, fabrika işleri daha ucuz diye onlara yöneliyorlar. Şu anda iki kişi kaldık. Öbür arkadaş da bilmiyorum, bir iki seneye belki bırakabilir. Tek kalacağız' dedi.

10 METREKARELİK DÜKKÂNDA İKİ KIZINI BÜYÜTTÜ

Yıllardır aynı küçük dükkânda mesleğini sürdürerek ailesinin geçimini sağlayan Atar, dokumacılığa ilgi duyan gençlerin azlığından ve çırak bulamamaktan yakındı.

10 metrekarelik iş yerinde iki kızını büyüttüğünü anlatan Atar, mesleğin devamlılığı için yeni ustaların yetişmesi gerektiğine dikkat çekerek, 'Burası yaklaşık 10 metrekare. İki kızımız var, iki çocuk büyüttük burada. Bazen insanlar buradan geçerken 'Burada dokumacı varmış' diyorlar. Duyan, gören oluyor ama çırak bulamıyoruz. Gençler çalışmak istemiyor. Mesleğin geleceğini göremiyorlar. Aslında kadınlar biraz öncelik verse bu iş yürür. Ama başında işi bilen bir usta olması gerekiyor' diye konuştu.

Kaynak: İHA