Turizmden eğitime uzanan zengin mesleki birikimini insan hikâyeleriyle harmanlayan yazar, masasında basımı bekleyen iki yeni roman ve iki deneme dosyasıyla yayın dünyasındaki yolculuğuna devam ediyor.

1986 yılında Ankara’da doğan ve kitaplarla iç içe bir aile ortamında büyüyen Safiye Yılmazer Uruk, yazın hayatına henüz 13-14 yaşlarında adım attı. Çok okumanın getirdiği doğal bir birikimle henüz 14 yaşının sonlarındayken ilk gençlik romanı olan “14 Yaşım Gözyaşım”ı tamamladı. Yazarın bu erken dönem çalışması, henüz basılı olarak yayımlanmasa da bugün e-kitap formatında dijital mecralarda okurla buluşmayı sürdürüyor.

ÇOK YÖNLÜ BİR YAZARLIK PRATİĞİ
Edebiyat serüvenini yalnızca kitap çalışmalarıyla sınırlandırmayan Safiye Yılmazer Uruk, uzun yıllardır dijital ve basılı yayınlarda okurlarıyla buluşuyor. Halen Adana Yerel Haber Gazetesi ve Son Baskı’nın dijital platformlarında köşe yazılarına devam eden yazar, aynı zamanda Varyasyon Kalemler Dergisi’nin basılı sayfalarında da okurlarıyla bir araya geliyor. Safiye Yılmazer Uruk, gazete yazılarında güncel toplumsal gelişmelere odaklanırken dergi mecralarında ise kültür, edebiyat ve daha akademik nitelikli analizlere imza atıyor.

TOPLUMSAL YARALAR VE İNSANIN YENİDEN DOĞUŞ MÜCADELESİ
Safiye Yılmazer Uruk’un kurmaca dünyasında toplumsal meseleler ve insan ilişkileri merkezi bir yer tutuyor. Bugüne kadar yayımlanan eserleri, yazarın toplumsal sorunlara edebiyat aracılığıyla bakışını ortaya koyuyor:
Ø Döngü: Gerçek hayatta karşılığı bulunan çocuk istismarı konusunu bir aşk kurgusu içinde ele alıyor. Yazar, romanda olayları sadece dışarıdan aktarmakla kalmayıp çocukların iç dünyalarını ve yaşadıkları travmaları onların bakış açısından yansıtmaya özen gösterdiğini belirtiyor.
Ø Flu: Şiddete uğrayan, aldatılan ve kırılan kadınların hayata tutunma ve kendilerini yeniden var etme mücadelesine odaklanıyor. Roman, zorluklara karşı kadınların sergilediği direnme iradesine adanmış bir kurgu sunuyor.
Ø Sus Artık Şeytanın Avukatı: Yazarın köşe yazılarından derlediği bu deneme kitabı, toplumsal yaşamda karşılaşılan haksızlıklara ve bunları meşrulaştırmaya çalışan tutumlara karşı bir eleştiri niteliği taşıyor.
Yazarın deneme ve öyküleri ayrıca “Siyah Oda Günlükleri” adlı antolojide de yer almaktadır.
YAZARLIĞI BESLEYEN ZENGİN ALANLAR
Safiye Yılmazer Uruk’un edebiyatındaki karakter çeşitliliğinin arkasında zengin bir eğitim ve meslek geçmişi yer alıyor. 2006 yılında Çukurova Üniversitesi Konaklama İşletmeciliği Bölümü’nden mezun olan, yaşamını ve üretimlerini halen Adana’da sürdüren yazar, ardından Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi’nde Üretim Yönetimi ve Pazarlama alanında tezli yüksek lisansını tamamladı.
Turizm sektörüyle ilgilendiği yıllarda farklı kültür ve çevrelerden insanlarla temas kurma fırsatı bulan Safiye Yılmazer Uruk, daha sonra aldığı pedagojik formasyon eğitimiyle ortaokul, lise ve üniversite düzeyinde dersler verdi. Otel işletmeciliğinden akademik çalışmalara, öğrencilerden velilere uzanan bu geniş insan ağı, romanlarındaki karakterlerin derinliğini sağlayan en önemli kaynak oldu.
“TÜM EĞİTİMLERİM BİR AĞACIN FARKLI DALLARI GİBİ”
Farklı disiplinlerde edindiği birikimin yazın hayatına olan etkisini bir benzetmeyle açıklayan Safiye Yılmazer Uruk, şu değerlendirmeyi yapıyor:
“Tüm eğitimlerim, yazarlık konusunda bir ağacın farklı dallarını aynı kökte tutan önemli bir beslenme kaynağıdır.”
Özellikle çocuk istismarını işlediği “Döngü” romanında pedagojik formasyon eğitiminin büyük katkısını gördüğünü vurgulayan yazar, çocuk psikolojisini anlamanın ve ebeveynlere yönelik doğru bir anlatım dili kurmanın bu süreçle desteklendiğini ifade ediyor.
GECE VARDİYASINDA KURGULANAN DÜNYALAR
Hem roman hem de deneme türünde ürün vermesine rağmen kendisini en özgür hissettiği alanın roman olduğunu belirten Safiye Yılmazer Uruk, geniş kurgu imkânlarının fikirlere alan açtığını söylüyor. Gündelik yaşamında editörlük de yapan yazar, yazma sürecini genellikle günün sakinleştiği gece saatlerinde sürdürüyor.
Zihnindeki fikirler henüz bütünlüklü bir yapıya kavuşmadan önce farklı yer ve zamanlarda notlar alan Safiye Yılmazer Uruk, kurgu zihninde olgunlaştığında bilgisayar başında uzun saatler geçirerek roman dünyasını inşa ediyor.
AYDAN AYA DEĞİŞEN OKUMA TEMPOSU VE YOUTUBE KANALI
Okumayı “nefes almak kadar doğal bir ihtiyaç” olarak tanımlayan yazar, lise yıllarındaki hızlı okuma temposunu bugün ayda ortalama iki nitelikli kitap okuyarak sürdürüyor. Bugünlerde Buket Uzuner, Kemal Varol gibi önemli kalemlerin eserlerini okuduğunu söyleyen Safiye Yılmazer Uruk, edebiyat deneyimini dijital mecralara da taşıyor.
Kendisine ait YouTube kanalında okuduğu kitaplara dair değerlendirmelerini paylaşan yazar, katıldığı edebiyat söyleşileri ve etkinlik kayıtlarını da izleyicileriyle bu kanalda buluşturuyor.
YAYIN DÜNYASINA HAZIR MASADA BEKLEYEN 4 YENİ DOSYA
Okurlardan gelen olumlu geri bildirimlerin ve özellikle yalın anlatım diline yönelik yorumların kendisini motive ettiğini söyleyen Safiye Yılmazer Uruk’un gündeminde yeni kitap projeleri var. Yazarın basıma hazır iki roman ve iki deneme dosyası bulunuyor.
Öncelikli hedefinin bu dört yeni dosyayı okurla buluşturmak olduğunu ifade eden Safiye Yılmazer Uruk, bir yandan da köşe yazıları ve dijital içerikleriyle edebiyat yolculuğunu çok yönlü biçimde sürdürmeyi hedefliyor.
GENÇ YAZARLARA TAVSİYE: “YAZMAYI BİR YAŞAM BİÇİMİ HALİNE GETİRİN”
Yazmaya yeni başlayanlara öncelikle nitelikli ve sürekli okumayı tavsiye eden Safiye Yılmazer Uruk, yazarlığın sabır ve disiplin gerektirdiğinin altını çiziyor:
“Yazmak, kelime yığınlarıyla bir kitap kalıbında yer edinmek değil; kelimelerle yepyeni dünyalar inşa edebilmek, topluma yol gösterebilmek ve o esnada kendi dünyamıza yabancılaşmamak için çok yönlü bir disiplin gerektiriyor. Yazmayı bir yaşam biçimine dönüştürebilenler bu uğraşı hiçbir zaman bırakmamalı.”
ADANA’DA KÜLTÜR-SANATLA İÇ İÇE
Safiye Yılmazer Uruk için edebiyat, yalnızca masa başında metin üretmekten ibaret değil. Yaşamını Adana’da sürdüren yazar, kentin kültür-sanat atmosferini yakından takip ederken edebiyatın canlı dünyasıyla bağını koparmıyor.
Ø “Flu” İkinci Baskıya Ulaştı: Kadınların direnç ve hayata tutunma mücadelesini konu alan romanı “Flu”, okurdan gördüğü güçlü karşılıkla ikinci baskısını yaptı.
Ø Okur Olarak Kitap Kulüplerinde: Yazarlık kimliğinin yanı sıra sıkı bir okur olan Safiye Yılmazere Uruk, kendi eserlerinin ötesinde, farklı yazarları ve dünya edebiyatını derinlemesine incelemek, zihnini zenginleştirmek amacıyla farklı kitap kulüplerine aktif olarak katılıyor.
Ø Söyleşi ve İmza Günleri: Başta kitap fuarları olmak üzere düzenlenen imza günlerinde ve edebiyat söyleşilerinde okurlarıyla buluşan yazar, ürettiği eserler üzerine doğrudan fikir alışverişinde bulunuyor.




