Yaklaşık 150 kişi, kararın yeniden değerlendirilmesi talebiyle bir araya geldi. Kazada hayatını kaybeden Hasan Emre Ayan’ın babası İbrahim Ayan, “Olayda kusurun yüzde 100 araç sürücüsüne ait olduğunun tespit edildi. Adaletin eksiksiz tecelli etmesini istiyoruz” dedi.
Kaza, 2 Mayıs gecesi merkez Seyhan ilçesine bağlı Bey Mahallesi Şehit Asteğmen Kemal Yüzgeç Bulvarı’nda meydana geldi. İddiaya göre, ters yönde ilerleyen Şahin K. yönetimindeki 34 YAN 34 plakalı otomobil, Ferdi Dağparçası’nın (21) kullandığı 01 ARJ 825 plakalı motosiklete çarptı. Çarpmanın etkisiyle savrulan motosiklet alev aldı. Kaza anı güvenlik kameralarına da yansıdı.
Otomobil sürücüsünün alkollü olduğu belirlendi
Kazada motosiklet sürücüsü Ferdi Dağparçası ile motosiklette bulunan Hasan Emre Ayan (22) yaşamını yitirdi. Gözaltına alınan otomobil sürücüsü Şahin K.’nın yapılan kontrolünde 0,65 promil alkollü olduğu tespit edildi. Adliyeye sevk edilen sürücü, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Kazaya ilişkin davanın üçüncü duruşması dün görüldü. Bilirkişi raporunda asli kusurlu olduğu belirtilen Şahin K., yaklaşık 5,5 ay tutuklu kaldıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi. Davanın bir sonraki duruşması ise 15 Ocak tarihine ertelendi.
Aileler tahliye kararını protesto etti
Tahliye kararına tepki gösteren Dağparçası ve Ayan ailelerinin yakınları, 5 Ocak Meydanı’nda bir araya geldi. Evlatlarının fotoğraflarını taşıyan ve “Adalet istiyoruz” yazılı dövizler açan yaklaşık 150 kişi, kararın yeniden gözden geçirilmesi talebiyle basın açıklaması yaptı.
Grup adına konuşan Hasan Emre Ayan’ın babası İbrahim Ayan, yaşananların sıradan bir trafik kazası olarak değerlendirilmesine tepki gösterdi.
“Herkes yaptığı eylemlerin ve aldığı kararların sorumluluğunu taşımalıdır”
Oğlunu kaybetmenin acısını yaşayan baba İbrahim Ayan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bugün burada, iki yiğidini kaybetmiş, evlatlarının hayalleriyle birlikte kendi umutları da yarım kalmış, iki ailenin acısını yüreğinde taşıyan bir baba olarak duruyorum. Ben bir din adamıyım. Rabbimin takdirine teslimiyet gösteririm. Ancak şunu da çok iyi bilirim ki insanın sorumluluğunu ortadan kaldıran bir anlayışı yoktur. Herkes yaptığı eylemlerin ve aldığı kararların sorumluluğunu taşımalıdır. Bugün yaşanan olaya bir trafik kazası deniliyor. Ancak biz, evlatlarını kaybetmiş aileler olarak olayın oluş şekli ve dosyadaki bilirkişi raporlarında yer alan tespitler nedeniyle bunun sıradan bir trafik kazası olarak değerlendirilmesini kabul etmekte zorlanıyoruz”
“Kusurun yüzde 100 araç sürücüsüne ait olduğunun tespit edildi”
Dosyadaki tespitlerin ve olayın oluş şeklinin bütün yönleriyle değerlendirilmesini isteyen Ayan, sürücünün alkollü olduğu, aşırı hız yaptığı ve şerit ihlalinde bulunduğu yönündeki iddialara dikkat çekti.
Ayan, yaşadıkları acıyı dile getirerek şöyle konuştu:
“Evlatlarımıza çarpan aracın sürücüsünün alkollü olduğu, mahalle arasında aşırı hız yaptığı ve şerit ihlalinde bulunduğu yönündeki iddiaların ve dosyada yer alan tespitlerin bütün yönleriyle değerlendirilmesini istiyoruz. Çarpmanın etkisiyle motosikletin alev aldığı ve yaklaşık 51 metre sürüklendiği belirtilmektedir. Kendi evladını kendi elleriyle yıkayıp kefenleyen, onu son yolculuğuna uğurlayan ve toprağa veren bir baba için bundan daha ağır ne olabilir? Bir annenin evladından, bir babanın gözünün nurundan ayrılması hangi kelimelerle anlatılabilir? Bilirkişi raporlarında, motosiklet sürücülerinin kendi şeritlerinde ilerledikleri, kazanın meydana gelmesinde kusurlarının bulunmadığı ve olayda kusurun yüzde 100 araç sürücüsüne ait olduğunun tespit edildiği ifade edilmektedir”
“Çocuklarımızın gerçekleştireceği hayaller vardı fakat hepsi yarım kaldı”
Adaletin yerini bulmasının geride kalan ailelerin acısını bir nebze olsun hafifleteceğini belirten İbrahim Ayan, dosyadaki delillerin titizlikle incelenmesini ve kararın somut bulgular doğrultusunda verilmesini istedi.
Ayan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Çocuklarımızın gerçekleştireceği hayaller vardı fakat hepsi yarım kaldı. Hiçbir ceza onları geri getiremez. Ancak, adaletin yerini bulması, geride kalan ailelerin yüreklerine bir nebze su serpecektir. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını, hiçbir ayrıntının göz ardı edilmemesini ve kararın somut deliller doğrultusunda verilmesini istiyoruz. Biz, evlatlarımızın haklarının hukuk çerçevesinde aranmasını, dosyadaki tespitlerin titizlikle incelenmesini ve adaletin eksiksiz tecelli etmesini istiyoruz”
Basın açıklamasının ardından slogan atan grup, daha sonra olaysız şekilde dağıldı.





