Anasınıfından başlayarak demokratik ve sorumlu birey yetiştirmek:
1. Eğitimin temel amacı: İyi insan ve iyi yurttaş yetiştirmek
Eğitim, yalnızca çocuklara bilgi kazandırmak, onları sınavlara hazırlamak ve bir meslek sahibi olmalarını sağlamak değildir. Eğitimin temel amaçlarından biri de insanın kendisiyle, diğer insanlarla, toplumla ve doğayla sağlıklı ilişkiler kurabilmesini sağlamaktır.
Günümüzde bilim ve teknoloji hızla gelişirken insanların birbirleriyle ilişkilerinde saygı, hoşgörü, empati ve dayanışma gibi değerlerin yeterince gelişmediği görülmektedir. Bireyselleşmenin, tüketim alışkanlıklarının ve dijital iletişimin etkisiyle birlikte yaşama kültürünün yeniden ele alınması gerekmektedir.
Bu nedenle okullarımızda anasınıfından başlayarak her eğitim kademesinde uygulanacak bir İnsan Olma ve Birlikte Yaşama Kültürü Eğitimi programına ihtiyaç vardır.
Bu programın amacı, çocukları yalnızca akademik yönden başarılı bireyler olarak değil; başkalarının haklarına saygı duyan, sorumluluk taşıyan, dayanışmayı benimseyen, farklılıklara açık ve demokratik değerlere bağlı insanlar olarak yetiştirmektir.
Bu eğitim, bir ders kitabından kurallar ezberletmek biçiminde değil, çocuğun günlük yaşamında deneyimleyerek öğrenebileceği etkinlikler ve davranış modelleriyle gerçekleştirilmelidir.
2. Anasınıfı: İnsan olmanın ilk adımları
İnsan olma ve birlikte yaşama kültürünün temelleri okul öncesi dönemde atılmalıdır. Çünkü çocuk, bu dönemde arkadaşlık kurmayı, paylaşmayı, duygularını ifade etmeyi ve başkalarıyla ilişki geliştirmeyi öğrenir.
Anasınıfında eğitimin temel kavramları sevgi, saygı, arkadaşlık, dayanışma, paylaşma ve nezaket olmalıdır.
Çocuklara birlikte oyun oynamak, oyuncaklarını paylaşmak, arkadaşının sözünü dinlemek, oyun sırasını beklemek ve anlaşmazlıkları konuşarak çözmek öğretilmelidir. Arkadaşının düşmesi durumunda yardım etmek, ağlayan bir arkadaşını teselli etmek, teşekkür etmek ve özür dilemek günlük eğitim etkinliklerinin bir parçası olmalıdır.
Bu yaş grubunda çocuklara uzun açıklamalar yapmak yerine hikâyeler, kuklalar, oyunlar, resimler ve grup çalışmaları aracılığıyla değerler kazandırılmalıdır.
Örneğin çocuklara, "Oyuncağını arkadaşınla paylaşırsan ne olur?" veya "Bir arkadaşın oyuna alınmadığında ne hisseder?" gibi sorular yöneltilerek empati kurmaları desteklenebilir.
Böylece çocuk, birlikte yaşamanın yalnızca kendi isteklerini gerçekleştirmek olmadığını, başkalarının da istekleri ve hakları bulunduğunu öğrenmeye başlar.
3. İlkokul: Sevgi, saygı, paylaşma ve sorumluluk
İlkokul dönemi, okul öncesinde kazanılan davranışların geliştirilmesi ve günlük yaşam alışkanlıklarına dönüştürülmesi açısından önemlidir.
Bu dönemde çocuklara arkadaşlık ilişkileri, nezaket, yardımlaşma, dürüstlük, kurallara uyma ve sorumluluk bilinci kazandırılmalıdır.
Sınıfın ortak kurallarının öğrencilerle birlikte belirlenmesi, çocukların kararlara katılmasını sağlayacaktır. Sınıf temizliğine katkıda bulunmak, ortak eşyaları korumak, arkadaşlarının düşüncelerini dinlemek ve farklı görüşlere saygı göstermek uygulamalı çalışmalarla öğretilmelidir.
Çocuklar, kazanmanın her zaman önemli olmadığını; bazen paylaşmanın, yardımlaşmanın ve birlikte başarmanın daha değerli olduğunu öğrenmelidir.
Örneğin grup oyunlarında yalnızca başarılı olan öğrencilerin değil, arkadaşlarına destek veren ve iş birliği yapan çocukların da takdir edilmesi gerekir.
Bu eğitim anlayışıyla çocuklarda erken yaşlardan itibaren sorumluluk, yardımlaşma ve toplumsal aidiyet duygusu geliştirilebilir.
4. Ortaokul: Empati, farklılıklara saygı ve toplumsal sorumluluk
Ortaokul dönemi, çocukların kişiliklerinin ve sosyal ilişkilerinin geliştiği önemli bir aşamadır. Bu dönemde eğitim, arkadaşlık ilişkilerinin ötesine geçerek toplumsal yaşamın gerektirdiği davranışları kapsamalıdır.
Empati, hoşgörü, farklılıklara saygı, önyargılarla mücadele, öfke kontrolü ve sorumluluk bilinci temel kazanımlar arasında yer almalıdır.
Öğrencilere insanların farklı ailelerden, kültürlerden ve sosyal çevrelerden gelebileceği; farklı düşünmenin bir eksiklik veya tehdit olmadığı anlatılmalıdır.
Akran zorbalığı, dışlama, alay etme, ayrımcılık ve şiddet gibi davranışlar üzerinde durulmalı; sorunların iletişim, uzlaşma ve karşılıklı anlayış yoluyla çözülmesi öğretilmelidir.
Ayrıca çevre temizliği, hayvan hakları, yaşlılara yardım, engelli bireylerin yaşam koşulları ve sosyal dayanışma konularında projeler hazırlanmalıdır.
Öğrenciler, toplumsal sorunların yalnızca başkalarının sorumluluğunda olmadığını, kendilerinin de çözümün bir parçası olabileceklerini görmelidir.
5. Lise: Demokrasi, insan hakları ve toplumsal dayanışma
Lise döneminde insan olma ve birlikte yaşama eğitimi, demokratik yurttaşlık bilinciyle bütünleştirilmelidir.
Öğrenciler özgürlük, eşitlik, adalet, insan hakları, hukukun üstünlüğü, çoğulculuk ve demokratik katılım kavramlarını öğrenmelidir.
Demokrasi yalnızca seçim yapmak veya çoğunluğun kararına uymak değildir. Aynı zamanda azınlığın haklarını korumak, farklı düşüncelere saygı göstermek, eleştirel düşünmek ve ortak kararların oluşumuna katılmaktır.
Bu nedenle öğrencilerin okul yönetimiyle ilgili konularda görüş bildirmeleri, öğrenci meclislerinde görev almaları, toplumsal sorunları tartışmaları ve sosyal sorumluluk projeleri geliştirmeleri desteklenmelidir.
Gençler, haklarının yanında sorumluluklarının da bulunduğunu kavramalıdır. Özgürlüklerin başkalarının özgürlüklerini ortadan kaldırmadığı, eşitliğin ayrımcılığın reddedilmesini gerektirdiği ve dayanışmanın demokratik toplumun önemli bir unsuru olduğu öğretilmelidir.
Amaç, sorgulayan, düşünen, haklarını bilen, başkalarının haklarını gözeten ve toplumsal yaşama aktif biçimde katılan bireyler yetiştirmektir.
6. Aile ve toplum: Eğitimin yaşam boyu devam etmesi
İnsan olma ve birlikte yaşama kültürü yalnızca okulun sorumluluğuna bırakılamaz. Aile, okul ve toplum arasında güçlü bir iş birliği kurulmalıdır.
Çünkü çocuklar okulda öğrendikleri davranışları öncelikle ailelerinde ve çevrelerinde gözlemledikleri örneklerle karşılaştırırlar.
Anne ve babanın birbirine saygılı davranması, aile bireylerinin sorumlulukları paylaşması, farklı düşüncelere hoşgörü göstermesi ve çevreye duyarlı olması çocukların gelişimini doğrudan etkiler.
Aynı şekilde öğretmenlerin, okul yöneticilerinin, kamu görevlilerinin ve toplumdaki diğer yetişkinlerin davranışları da çocuklar için örnek oluşturur.
Bu nedenle okulların ailelerle ortak etkinlikler düzenlemesi, mahalle dayanışmasını desteklemesi, çevre ve hayvan hakları çalışmalarına toplumun katılımını sağlaması önemlidir.
İnsan olma eğitimi okul sıralarında başlayabilir; ancak sokakta, evde, iş yerinde, toplu taşıma araçlarında ve bütün toplumsal yaşam alanlarında devam etmelidir.
SONUÇ: İyi bir toplum, iyi insanlarla kurulur
İnsan olma ve birlikte yaşama kültürü, eğitim sistemimizin temel hedeflerinden biri haline getirilmelidir. Anasınıfından başlayarak bütün eğitim kademelerinde yaşa ve gelişim düzeyine uygun biçimde uygulanacak bu program, çocukların yalnızca bilgi sahibi olmalarını değil, insani ve toplumsal değerleri benimsemelerini de sağlamalıdır.
Demokrasi eğitiminin önem verdiği eşitlik, özgürlük, adalet, dayanışma, düşünme, araştırma, sorgulama ve insan hakları gibi değerler bu eğitimin temel dayanakları arasında yer alabilir.
Unutulmamalıdır ki eğitimli insan, yalnızca diploma sahibi olan insan değildir. Eğitimli insan; başkasının hakkına saygı gösteren, sorumluluk üstlenen, farklılıklara hoşgörüyle yaklaşan, çevresini koruyan ve toplumun ortak yaşamına katkıda bulunan insandır.
Çocuklarımıza yalnızca nasıl başarılı olacaklarını değil, nasıl iyi bir insan olacaklarını da öğretmeliyiz. Çünkü eğitimin gerçek başarısı, insanın hem kendisine hem de topluma karşı sorumluluklarını yerine getirebilmesidir.İyi bir toplum yetiştirmek, iyi insanlar yetiştirmekle başlar.