Tabiat ve hayattan elde ettiğimiz iç devinimle, sanatsal güdülerimiz, ileri bir aşamaya yükselir ve ulaşır. Şematik bir biçimde anlatmak gerekirse, tabiat ve hayatın oluşları, karşılaştırmaları, sanatçıların iç dünyalarını yerinden oynatır; eksen kaymalarına sebep olur. İnanç, felsefe, sosyoloji, bilim ve sanat ise iç dünyamızın, yeni yapıtlarının hazırlık ortamını oluşturur. Sanatçı için, yazıp tamamladığı eserler iç gerçekçilikten dışavurumcu bir gerçekliğe dönüşür, kalıcı bir yapıya dönüşür. Tabiata olan dikkatini yitiren sanatçılar, git gide ölü bir soyutlamanın prangalı bir mahkumu hâline gelir. Tarih biliminin, insanların ördüğü yapıtlar ağına soğuk bakan sanatçı, dış gerçekliğin kırılmaz kabuğu karşısında çaresiz ve güçsüz kalacaktır, kanaatimce... Kendi yapıtlarının kurallarına fanatikçe bağlı kalan sanatçılar, kendi ördüğü ipek kozasından çıkamayıp, ölümünü metanetli ve dirençli bir ipek böceği şövalyeliğini kabullenme soyluluğu gösterecektir. Kendini geçmişin mezarına gömme soyluluğunu yiğitçe kabullenecektir...
Kültür-Sanat
Adana
Adana
Trend Haberler
Başkan Tetik’ten Engelli Emekliliği İçin Sağlık Kurulu Raporu Çağrısı
Yoğun Bakımda Dehşet
Adanaspor’da 60 Milyon TL’lik Borca Rağmen Transfer Hamlesi!
Adana’da Belediye Otobüsünün Tekerleği Fırladı!
Sanatın En Büyük Gücü, İnsana Kendi İnsanlığını Unutturmaması
Adana Tabip Odası’ndan Yazıcıoğlu Soruşturmasında Tutuklanan 4 Hekim İçin Çağrı
Duran Aydın: “İnsana Dokunabilen Şiirler Belleğe Tutunur”
Çukurova Üniversitesi Öğretim Görevlisi Batuhan Kalaycı’nın Film Projesi Altın Portakal Seçkisinde
Adana’da Piknikte Kan Donduran Cinayet!
Çukurova’ya Operasyon!