29 Ekim, yalnızca bir yönetim biçiminin ilan edildiği tarih değil; bir milletin kendi kaderini eline aldığı, karanlıktan aydınlığa uzanan büyük bir mücadelenin simgesidir. Cumhuriyet, bize sadece bağımsız bir vatan bırakmadı; aynı zamanda düşünmenin, öğrenmenin, üretmenin ve eşit bir birey olarak var olmanın kapılarını açtı. Bugün sahip olduğumuz pek çok hakkın ardında, bir zamanlar bu topraklarda verilen büyük mücadeleler, dökülen alın terleri ve geleceğe duyulan sarsılmaz inanç var.
Bu mücadelenin en önemli kazanımlarından biri de kadınların toplumdaki yerinin değişmesiydi. Bir zamanlar eğitim hakkına ulaşmakta zorlanan, toplumsal hayatın dışında bırakılan, sesini duyurabilmek için engelleri aşmak zorunda kalan kadınlar; Cumhuriyet'le birlikte yeni bir geleceğin kapısını araladılar. Mustafa Kemal Atatürk'ün kadınların eğitimde, çalışma hayatında ve siyasette yer almasına verdiği önem, yalnızca o günün değil, gelecek nesillerin de kaderini değiştirdi. Çünkü bir kadının özgürleşmesi, yalnızca kendi hayatının değil, yetiştirdiği çocukların ve dokunduğu bütün hayatların değişmesi demektir.
Bugün biz kadınlar, belki de geçmişte verilen mücadelenin meyvelerini her gün farkında olmadan topluyoruz. Çalışabiliyor, meslek sahibi olabiliyor, kendi kararlarımızı verebiliyor, hayallerimizin peşinden gidebiliyoruz. Bir ofiste emeğimizle var olurken, bir sınıfta çocuklarımıza bilgi aktarırken, bir laboratuvarda yeni keşifler yaparken ya da evimizde geleceğin bireylerini yetiştirirken Cumhuriyet'in bize açtığı yolda ilerliyoruz. Elbette hâlâ aşılması gereken eşitsizlikler, çözülmesi gereken sorunlar var. Ancak bugün sahip olduğumuz her hak, geçmişte birilerinin cesaretle savunduğu değerlerin mirasıdır. Bu mirası korumak ve daha ileriye taşımak ise bizim sorumluluğumuzdur.
29 Ekim'de bayraklarımızı gururla dalgalandırırken yalnızca geçmişi kutlamıyoruz; bize emanet edilen geleceğe de söz veriyoruz. Kadınların özgür, çocukların umutlu, insanların eşit ve adaletin güçlü olduğu bir ülke için Cumhuriyet'i anlamak, yaşatmak ve geliştirmek zorundayız. Çünkü Cumhuriyet, yalnızca geçmişten kalan bir kazanım değil, her neslin yeniden sahip çıkması gereken bir değerdir. Başta bu ülkenin bağımsızlığı için mücadele eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, emeğiyle, cesaretiyle ve inancıyla bu mirası bize bırakan herkese minnetle… 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun. Yaşasın Cumhuriyet, yaşasın özgür kadınlar!
Sağlıcakla kalın. Haftaya görüşmek üzere...