Nihayet beklenen haber geldi. Müjdeyi Adana Valisi Yavuz Selim Köşger verdi; Adana, UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'na gastronomi alanında katılmaya hak kazandı.

Bu prestijli unvan, şehrimizin zengin mutfağının uluslararası alanda takdir edilmesinin bir göstergesidir. Vali Yavuz Selim Köşger'in de belirttiği gibi, "Adana nihayet hak ettiği unvanı alıyor; UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na gastronomi alanında girmek üzere Türkiye’den seçilen şehir Adana oldu."

UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı, 2004 yılında kurulan ve şehirleri yaratıcı endüstri sektörlerindeki potansiyellerine göre tanıyan bir program. Bu ağda şehirler, edebiyat, film, müzik, zanaat ve halk sanatları, tasarım, gastronomi, medya sanatları ve mimari gibi sekiz tema etrafında değerlendirilir. Şu an itibarıyla, ağda 350 üye şehir bulunuyor.

Bir şehrin gastronomi alanında UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'na kabul edilmesi için çok sıkı denetlenen önemli kriterler var. Bu kriterler arasında;

  • Şehrin zengin ve köklü bir mutfak kültürüne sahip olması,
  • Çok sayıda geleneksel restoran ve usta aşçıya ev sahipliği yapması,
  • Geleneksel pişirmede endojen bileşenlerin kullanılması,
  • Gastronomi alanında etkin ve işbirliği içinde çalışan bir topluluğa sahip olması,
  • Geleneksel mutfak uygulamaları ve pişirme yöntemlerinin korunması ve geliştirilmesi,
  • Gastronomi turizmi potansiyelinin yüksek olması ve bu alanda çalışmalar yapılması var.

Gaziantep, Hatay ve Afyonkarahisar Türkiye'den daha önce UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'na dahil olan şehirlerdi. Bu şehirleler ağa dahil olduktan sonra gastronomi alanındaki zengin kültürel mirasları ve mutfaklarını tanıtmak ve korumak adına UNESCO'nun sağladığı desteği aldılar almaya da devam ediyorlar. Adana, daha önce UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'na gastronomi alanında başvurular yapmış, ancak çeşitli nedenlerle kabul edilmemişti. Bu nedenler arasında;

  • Şehirdeki paydaşlar arasında yeterli işbirliğinin olmaması,
  • Adana'nın gastronomik değerlerinin uluslararası alanda yeterince tanıtılmaması,
  • Geleneksel mutfak uygulamalarının ve yerel malzemelerin korunmasında eksiklikler,
  • Gastronomi turizmi ve kültürel etkinliklerin eksikliği başlıca nedenlerdi.

Bu yıl iş daha farklı gelişti. Şehrimizdeki paydaşların yoğun çabası, sürdürülebilir uygulamalar ve uluslararası tanıtım faaliyetleri sayesinde Adana, bu prestijli unvana ulaşmayı başardı.

Vali Köşger’in kullandığı; 'Paris turu' ifadesi, UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'na aday şehirlerin, nihai değerlendirme sürecinde Paris'te sunum yapmalarını ifade ediyor. Bu süreçte, aday şehirler projelerini sunar ve jüri üyeleri tarafından değerlendirilir. Adana'nın bu sürece kadar başarıyla gelmesi, şehrimizin gastronomi alanındaki potansiyelinin uluslararası alanda kabul gördüğünü gösteriyor. Artık son bir adım kaldı. Onu da rahat bir şekilde aşacağımıza inanıyorum.

Adana'nın UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'na gastronomi alanında dahil olması, şehrimize birçok avantaj sağlayacaktır:

  • Adana'nın mutfak kültürü dünya çapında tanınacaktır.
  • Şehrimize olan turist ilgisi artacak, bu da ekonomik kalkınmayı destekleyecektir.
  • Geleneksel mutfak uygulamaları ve yerel malzemelerin korunması teşvik edilecektir.
  • Gastronomi sektöründe sürdürülebilir uygulamalar benimsenerek çevresel etkiler azaltılacaktır.

Adana'da düzenlenen Lezzet Festivali, şehrimizin gastronomi alanındaki en önemli etkinliklerinden birisidir. UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'na dahil olmamız, bu tür etkinliklerin uluslararası alanda daha fazla ilgi görmesini sağlayacak ve festivalin kapsamı genişleyecektir. Ayrıca, festivalde sunulan lezzetler ve etkinlikler, UNESCO'nun belirlediği kriterlere uygun olarak daha da zenginleştirilecektir.

Sonuç olarak; Adana'nın UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'na gastronomi alanında katılması, şehrimizin kültürel ve ekonomik gelişimi için tarihi bir adımdır. Bu başarı, uzun zamandır farklı şekilde anılan kente bir moral olacaktır. Emeği geçen herkes özellikle de Adana Valisi Yavuz Selim Köşger ve Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar koca bir teşekkürü hak ediyor. Şimdi, bu unvanın getirdiği sorumlulukla, Adana'yı daha aydınlık yarınlara taşımak için el birliğiyle çalışmalıyız.