Farkında mısınız bilmem ama insanların birbirleriyle olan etkileşimleri azaldıkça ortaya bir güvenlik problemi çıktı.
Diplomatlardan bakanlara konser veren sanatçılardan sporculara kadar hepsinin hayatının içinde hep bir güvenlik endişesi var.
Neden peki?
Hiç düşündünüz mü bunu?
Çocukluğumda cumhurbaşkanlarının marketten kendi alışverişlerini yapabildikleri ünlülerin kendi araçlarını hep kendilerinin kullandığı futbolda ve diğer maçlarda hiçbir taşkınlığın yaşanmadığı yaşanacak olsa dahi hakemlerin büyük bir itici güç olup bu meselelere izin vermediği günleri hatırlıyorum.
Ailelerin öğretmenlere kendileri kadar güvendiği bir zamanda büyüdük biz.
Onlara emanet edilirken ‘eti senin kemiği bizim’ tabirinin kullanıldığı aldıkları kararlara sonsuz saygı duyduğumuz bir zamanda büyüdük hatırlıyorum.
Onlardan çekindiğimiz kadar severdik de; onlarda arada kızsa da bizleri severlerdi ve kendi çocukları gibi koruyup gözetirlerdi.
Şimdi haberlere bakıyorum aklım almıyor.
Ölesiye dövülen çocuklar mi ararsınız,okula silahla gelip müdürü vuranlar mı ararsınız. Daha kim bilir ben bunları yazarken neler oluyor
neler.
Bizler ailelerimizden görgüyü saygıyı disiplini büyüklere karşı adabı öğrendik.
Belki de böyle bir nesil olduğumuz için bizim zamanlarımızda güvenlik sorunu diye bir mesele yoktu.
İnsanların birbirine güveni tamdı.
Bir çatı altında bulunan oranın başkanı herkimse ona saygı duyulur ve gerektiği şekilde davranılırdı. Hiç bir sorun taşkınlık yada yaralayıcı olaylar görülmezdi.
Şimdi maalesef aksi durumlar yaşanıyor insanların daha bilinçli daha sakin ve daha olması gerektiği gibi davranacağı günlerin gelmesini umuyoruz.
Ve maalesef günleri çok çok özlüyoruz
Sağlıcakla kalın.
Haftaya görüşmek üzere