Ne güzel söylemiş Aziz Nesin: "Çocuklara temiz bir dünya bırakmak yerine, dünyaya temiz çocuklar bırakın," demiş. O kadar haklı ki... Geldiğimiz şu zamanda etrafımızda yaşanan olaylara baktığımızda en çok yara alanların, ölenlerin, tacize uğrayanların, hayatları mahvolanların çocuklar olduğunu görüyoruz. Haberler korku filmi misali... Ona konu olacak kadar ürpertici, üzücü ve kahredici...

Çocukların fiziksel ve psikolojik gelişimleri açısından baktığımızda, anne babalara bazen çok yüklenildiğini görüyorum: “Neden bu kadar çocuğun üzerine düşülüyor?” diye. Ama yaşadığımız zamanın vahimliği göz önüne alınınca, annenin babanın bu kadar çocuğunun yanında olmak istemesi, akşamları ailecek vakit geçirilmek istenmesi ve arkadaş çevresinin merak edilip öğrenilmesi durumlarına da sonuna kadar hak veriyorum.

Anne babalık konusunda ahkâm kesmiyorum ancak bir baba olarak, çocuğumun ilgi alanlarını, çevresini, arkadaşlarını, sosyal aktivitelerini, neleri sevip sevmediğini, hangi konuların canını sıktığını bilmek benim hakkım diye düşünüyorum. Çocuklara, sizi anladıkları yaşta, iyiyi, güzeli, faydalı olanı öğretmezseniz, daha ilerleyen yaşlarda belki de hiç tanımadığınızı düşündüğünüz insanlarla karşılaşabilirsiniz.

Çocukların doğru olanı seçebilmesi için, onu illa şart koşmayın; doğru olanı ona yaklaştırın ki o, kendi kendine aradaki farkı görüp idrak edebilsin ve güzel seçimler yapabilsin. Hiçbirimiz zorla dayatmayla bir şeyleri sevip yapmadık. Hepimiz kendi sevdiğimiz alanlarda başarılı olduk. İleride sizler de gurur duyacağınız evlatlar görmek için onu daha çok güzel insanlarla, sanatla, sporla, müzikle, bilimle, ilimle buluşturun. Bunu yapın ki o da kendi güzel hikayesini yazabilsin.

Sağlıcakla kalın.

Haftaya görüşmek üzere.